KUTSAL NUR
 
AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Yeni Antlaşma

Aşağa gitmek 
Sayfaya git : Önceki  1, 2, 3, 4 ... 10, 11, 12  Sonraki
YazarMesaj
Admin
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 1335
Kayıt tarihi : 10/01/10
Yaş : 51

MesajKonu: Geri: Yeni Antlaşma   Cuma Ara. 11, 2015 7:44 am

Luka

4. Bölüm İsa'nın çölde sınanması

(Mat.4:1-11; Mar.1:12-13)

1-2Kutsal Ruh'la dolu olarak Şeria nehrinden dönen İsa, Ruh'un yönlendirmesiyle çölde dolaştırılarak kırk gün süreyle İblis tarafından sınandı. O günlerde hiçbir şey yemedi. Dolayısıyla bu sürenin sonunda acıktı. 3Bunun üzerine İblis O'na, «Tanrı'nın Oğluysan, şu taşa söyle de ekmek olsun» dedi.
4İsa ona şöyle karşılık verdi: «`İnsan yalnız ekmekle yaşamaz' diye yazılmıştır.»
5Sonra İblis İsa'yı yükseklere çıkararak bir anda O'na dünyanın bütün ülkelerini gösterdi. 6O'na, «Tüm egemenlik ve görkemleriyle bunları sana vereceğim» dedi. «Bunlar bana teslim edildi, ben de dilediğim kişiye veririm. 7Bana taparsan, hepsi senin olacak.»
8İsa ona şu karşılığı verdi: «`Tanrın olan Rab'be tap, yalnız O'na kulluk et' diye yazılmıştır.»
9İblis O'nu Kudüs'e götürüp tapınağın tepesine çıkardı. «Tanrı'nın Oğluysan, kendini buradan aşağı at» dedi. 10«Çünkü şöyle yazılmıştır:

`Tanrı, seni korumaları için
meleklerine buyruk verecek.'

11`Ayağın bir taşa çarpmasın diye
seni elleri üzerinde taşıyacaklar.'»

12İsa ona şöyle karşılık verdi: «`Tanrın olan Rab'bi sınama!' diye buyrulmuştur.»
13İblis, İsa'yı her bakımdan sınadıktan sonra bir süre için O'nun yanından ayrıldı.

İsa Celile'de

(Mat.4:12-17; Mar.1:14-15)

14İsa, Ruh'un gücüyle donanmış olarak Celile'ye döndü. Kendisiyle ilgili haber bütün bölgeye yayıldı. 15Oranın havralarında ders veriyor ve herkes tarafından yüceltiliyordu.
16-17İsa, büyümüş olduğu yer olan Nasıra'ya geldiğinde her zaman yaptığı gibi Sept günü havraya gitti. Kutsal Yazılardan okumak üzere ayağa kalkınca O'na Yeşaya peygamberin kitabı verildi. Kitabı açarakşu sözlerin yazılı olduğu yeri buldu:

18-19«Rab'bin Ruhu benim üzerimdedir.
Çünkü O beni, müjdeyi yoksullara iletmek için meshetti.
Tutsaklara serbest bırakılacaklarını,
körlere gözlerinin açılacağını duyurmak için,
ezilenleri özgürlüğe kavuşturmak
ve Rab'bin lütuf yılını ilan etmek için
beni gönderdi.»

20Sonra kitabı kapattı, görevliye geri verip oturdu. Havradakilerin hepsi gözlerini O'na dikmiş bakıyorlardı. 21İsa söz alıp onlara, «Dinlediğiniz bu Yazı bugün yerine gelmiştir» dedi.
22Herkes İsa'yı övüyor, ağzından çıkan lütufkâr sözlere hayran kalıyordu. «Yusuf'un oğlu değil mi bu?» diyorlardı.
23İsa onlara şöyle dedi: «Kuşkusuz bana şu deyimi hatırlatacaksınız: `Ey hekim, önce kendini iyileştir! Kefernahum'da yaptıklarını duyduk. Aynısını burada, kendi memleketinde de yap.'»
24«Size doğrusunu söyleyeyim» diye devam etti İsa, «hiçbir peygamber kendi memleketinde iyi karşılanmaz. 25Yine size gerçeği söyleyeyim, gökyüzünün üç yıl altı ay kapalı kaldığı, tüm ülkede korkunç bir kıtlığın baş gösterdiği İlyas'ın zamanında İsrail'de çok sayıda dul kadın vardı. 26İlyas bunlardan hiçbirine gönderilmediği halde, Sayda diyarının Sarafat kentinde bulunan dul bir kadına gönderildi. 27Elişa peygamberin zamanında İsrail'de çok sayıda cüzamlı vardı. Bunlardan hiçbiri iyileştirilmediği halde, Suriyeli Naman iyileştirildi.»
28Havradakilerin hepsi, bu sözleri duyunca öfkeden kudurdular. 29Ayağa kalkıp İsa'yı kentin dışına sürdüler. O'nu uçurumdan aşağı atmak için kentin kurulduğu tepenin yamacına götürdüler. 30Ama İsa onların arasından geçerek oradan uzaklaştı.

İsa kötü bir ruhu kovuyor

(Mar.1:21-28)

31Sonra İsa Celile'nin Kefernahum kentine gitti. Sept günü halka ders veriyordu. 32Yetkiyle konuştuğu için O'nun öğretişine şaşıp kaldılar.
33-34Havrada cine tutsak, içinde kötü ruh olan bir adam vardı. Adam yüksek sesle, «Ey Nasıralı İsa, bırak bizi! Bizden ne istiyorsun?» diye bağırdı. «Bizi mahvetmeye mi geldin? Senin kim olduğunu biliyorum, Tanrı'nın Kutsalısın sen!»
35İsa, «Sus, çık o adamdan!» diyerek cini azarladı. Cin, herkesin önünde adamı yere yıktıktan sonra, ona hiç zarar vermeden içinden çıktı.
36Herkes şaşkına dönmüştü. Birbirlerine, «Bu nasıl söz? Güç ve yetkiyle kötü ruhlara çıkmalarını buyuruyor, onlar da çıkıyorlar!» diyorlardı. 37Ve İsa'yla ilgili haber o bölgenin her yanında yankılandı.

İsa birçok hastayı iyileştiriyor

(Mat.8:14-17; Mar.1:29-34)

38İsa havradan ayrılarak Simun'un evine gitti. Simun'un yüksek ateşle hasta yatan kaynanasına yardım etmesi için O'na rica ettiler. 39İsa kadının başucunda durup ateşi azarlayınca, ateş kadını bırakıverdi. Kadın hemen ayağa kalkıp onlara hizmet etmeye başladı.
40Güneş batarken herkes, çeşitli hastalıklara tutulmuş olan yakınlarını İsa'ya getirdi. O da her birinin üzerine ellerini koyarak onları iyileştirdi. 41Birçoğunun içinden de cinler, «Sen Tanrı'nın Oğlusun!» diye bağırarak çıkıyordu. Ne var ki, İsa onları azarladı, konuşmalarına izin vermedi. Çünkü kendisinin Mesih olduğunu biliyorlardı.
42Sabah olunca İsa dışarı çıktı, ıssız bir yere gitti. Halk ise O'nu arıyordu. Bulunduğu yere geldiklerinde O'nu yanlarında alıkoymaya çalıştılar. 43Ama İsa, «Öbür kentlerde de Tanrı'nın Egemenliğiyle ilgili müjdeyi yaymam gerek» dedi. «Çünkü ben bunun için gönderildim.» 44Böylece Yahudiye'deki[g] havralarda Tanrı sözünü duyurmaya devam etti.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://islamadogru.yetkinforum.com
Admin
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 1335
Kayıt tarihi : 10/01/10
Yaş : 51

MesajKonu: Geri: Yeni Antlaşma   Cuma Ara. 11, 2015 7:45 am

Luka

5. Bölüm İsa'nın ilk öğrencileri

(Mat.4:18-22; Mar.1:16-20)

Halk, Ginesar gölünün kıyısında duran İsa'nın çevresini sarmış, Tanrı'nın sözünü dinliyordu. 2İsa, gölün kıyısında iki kayık gördü. Balıkçılar kayıklarından inmiş ağlarını yıkıyorlardı. 3İki kayıktan Simun'a ait olanına binen İsa, ona kıyıdan biraz açılmasını rica etti. Sonra oturdu, kayığın içinden halka ders vermeye devam etti. 4Konuşmasını bitirince Simun'a, «Derin sulara açılın, balık tutmak için ağlarınızı salın» dedi.
5Simun şu karşılığı verdi: «Efendimiz, bütün gece çabaladık, hiçbir şey tutamadık. Yine de senin sözün üzerine ağları salacağım.»
6Bunu yapınca öyle çok balık yakaladılar ki, ağları yırtılmaya başladı. 7Öbür kayıktaki ortaklarına işaret vererek gelip yardım etmelerini istediler. Onlar da geldiler ve her iki kayığı balıkla doldurdular; öyle ki, kayıklar az kalsın batıyordu.
8Simun Petrus bunu görünce, «Rab, uzaklaş benden, ben günahlı bir adamım» diyerek İsa'nın dizlerine kapandı. 9Kendisi ve yanındakiler, tutmuş oldukları balıkların çokluğuna şaşıp kalmışlardı. 10Simun'un ortakları olan Zebedi oğulları Yakup'la Yuhanna'yı da aynı şaşkınlık almıştı.
İsa Simun'a, «Korkma» dedi, «bundan böyle balık yerine insan tutacaksın.» 11Sonra onlar kayıkları karaya çektiler ve her şeyi bırakıp İsa'nın ardından gittiler.

İsa bir cüzamlıyı iyileştiriyor

(Mat.8:1-4; Mar.1:40-45)

12İsa kentlerden birindeyken, her yanını cüzam kaplamış bir adamlakarşılaştı. Adam İsa'yı görünce yüzüstü yere kapanıp O'na yalvardı: «Rab, eğer istersen beni temiz kılabilirsin» dedi.
13İsa, elini uzatıp adama dokundu. «İsterim, temiz ol!» dedi. Adam hemen o anda cüzamdan kurtuldu.
14İsa ona, bundan hiç kimseye söz etmemesini buyurdu. «Git, kâhine görün ve cüzamdan temizlendiğini herkese kanıtlamak için Musa'nın buyurduğu adakları sun» dedi. 15Ne var ki, İsa'yla ilgili haber daha da çok yayıldı. Kalabalık halk toplulukları İsa'yı dinlemek ve hastalıklarından kurtulmak amacıyla akın akın geliyordu. 16Kendisi ise ıssız yerlere çekiliyor, dua ediyordu.

Bir felçlinin iyileştirilmesi

(Mat.9:1-8; Mar.2:1-12)

17Bir gün İsa ders veriyordu. Celile'nin ve Yahudiye'nin bütün köylerinden ve Kudüs'ten gelmiş olan Ferisilerle Kutsal Yasa öğretmenleri O'nun çevresinde oturuyorlardı. İsa, Rab'bin gücü sayesinde hastaları iyileştiriyordu. 18O sırada birkaç kişi, şilte üzerinde taşıdıkları felçli bir adamı evden içeri sokup İsa'nın önüne koymaya çalışıyorlardı. 19Kalabalıktan ötürü onu içeri sokacak yol bulamayınca dama çıktılar, kiremitleri kaldırıp adamı şilteyle birlikte ortaya, İsa'nın önüne indirdiler. 20Onların imanını gören İsa, «Dostum, günahların bağışlandı» dedi.
21Din bilginleriyle Ferisiler, «Tanrı'ya küfreden bu adam kim? Tek Tanrı'dan başka kim günahları bağışlayabilir?» diye düşünmeye başladılar.
22Akıllarından geçenleri sezen İsa onlara şöyle seslendi: «Aklınızdan neden böyle şeyler geçiriyorsunuz? 23Hangisi daha kolay, `Günahların bağışlandı' demek mi, yoksa `Kalk, yürü' demek mi? 24Ne var ki, İnsanoğlu'nun yeryüzünde günahları bağışlama yetkisine sahip olduğunu bilesiniz diye...» Sonra felçli adama, «Sana söylüyorum, kalk, şilteni toplayıp evine git!» dedi.
25Adam onların gözü önünde hemen ayağa kalktı, üzerinde yattığı şilteyi topladı ve Tanrı'yı yücelterek evine gitti. 26Herkesi bir şaşkınlık almıştı. Tanrı'yı yüceltiyor, büyük korku içinde, «Bugün şaşılacak işler gördük!» diyorlardı.

Levi'nin öğrencilere katılması

(Mat.9:9-13; Mar.2:13-17)

27Bu olaydan sonra İsa dışarı çıktı, vergi toplama kulübesinde oturan Levi adında bir vergi görevlisini gördü. Adama, «Ardımdan gel» dedi. 28O da kalktı, her şeyi bırakıp İsa'nın ardından gitti.
29Sonra Levi, evinde İsa'nın onuruna büyük bir şölen verdi. Vergi görevlileri ve daha başka kişilerden oluşan büyük bir kalabalık onlarla birlikte yemeğe oturmuştu. 30Ferisilerle onların din bilginleri söylenmeye başladılar. İsa'nın öğrencilerine, «Siz neden vergi görevlileri ve günahkârlarla birlikte yiyip içiyorsunuz?» dediler.
31İsa onlara şu karşılığı verdi: «Sağlıklı olanların değil,hastaların hekime ihtiyacı var. 32Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim.»

Oruçla ilgili soru

(Mat.9:14-17; Mar.2:18-22)

33Onlar İsa'ya, «Yahya'nın öğrencileri sık sık oruç tutup dua ediyorlar, Ferisilerin öğrencileri de öyle. Seninkiler ise yiyip içiyorlar» dediler.
34İsa şöyle karşılık verdi: «Güvey aralarında olduğu sürece davetlilere hiç oruç tutturabilir misiniz? 35Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.»
36İsa onlara şu benzetmeyi de anlattı: «Hiç kimse yeni giysiden bir parça yırtıp eski giysiyi yamamaz. Yoksa hem yeni giysi yırtılmış olur, hem de o giysiden koparılan yama eskisine uymaz. 37Hiç kimse yeni şarabı eski tulumlara doldurmaz. Yoksa yeni şarap tulumları patlatır; hem şarap dökülür, hem de tulumlar mahvolur. 38Yeni şarabı yeni tulumlara doldurmak gerek. 39Üstelik hiç kimse eski şarabı içtikten sonra yenisini istemez. `Eskisi güzel' der.»

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://islamadogru.yetkinforum.com
Admin
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 1335
Kayıt tarihi : 10/01/10
Yaş : 51

MesajKonu: Geri: Yeni Antlaşma   Cuma Ara. 11, 2015 9:09 pm

Luka

6. Bölüm Sept günü sorunu

(Mat.12:1-14; Mar.2:23-3 Mar.2:6)

Bir Sept günü İsa ekinler arasından geçiyordu. Öğrencileri başakları koparıyor, avuçları içinde ufalayıp yiyorlardı. 2Ferisilerden bazıları, «Sept günü yapılması yasak olanı neden yapıyorsunuz?» dediler.
3İsa onlara şöyle karşılık verdi: «Davut'un, kendisi ve yanındakiler acıkınca ne yaptığını okumadınız mı? 4Tanrı'nın evine girdi, kâhinlerden başkasının yemesi yasak olan adak ekmeklerini alıp yedi ve yanındakilere de verdi.» 5Sonra İsa onlara, «İnsanoğlu Sept gününün de Rabbidir» dedi.
6Bir başka Sept günü İsa havraya girmiş ders veriyordu. Orada sağ eli sakat bir adam vardı. 7İsa'yı suçlamak için fırsat kollayan din bilginleriyle Ferisiler, Sept günü hastaları iyileştirecek mi diye O'nu gözlüyorlardı. 8İsa, onların ne düşündüklerini biliyordu. Eli sakat olan adama, «Ayağa kalk, ortaya çık» dedi. O da kalktı, orta yerde durdu.
9İsa onlara, «Size sorayım» dedi, «Kutsal Yasa'ya göre Sept günü iyilik yapmak mı doğru, kötülük yapmak mı? Can kurtarmak mı doğru, öldürmek mi?» 10Gözlerini hepsinin üzerinde gezdirdikten sonra adama, «Elini uzat» dedi. Adam elini uzattı, eli eskisi gibi sağlam oluverdi. 11Onlar ise öfkeden deliye döndüler ve aralarında İsa'ya ne yapabileceklerini tartışmaya başladılar.

İsa on iki elçisini seçiyor

(Mat.10:1-4; Mar.3:13-19)

12O günlerde İsa, dua etmek için dağa çıktı ve bütün geceyi Tanrı'ya dua ederek geçirdi. 13-16Gün doğunca öğrencilerini yanına çağırdı ve onların arasından, `elçi' diye adlandırdığı şu on iki kişiyi seçti: Petrus adını verdiği Simun, onun kardeşi Andreya, Yakup, Yuhanna, Filipus, Bartalmay, Matta, Tomas, Alfay oğlu Yakup, Yurtsever diye tanınan Simun, Yakup oğlu Yahuda ve sonradan İsa'yı ele veren Yahuda İskariyot.
17İsa bunlarla birlikte aşağı inip düzlük bir yerde durdu. Öğrencilerinden büyük bir kalabalık ve tüm Yahudiye'den, Kudüs'ten, Sur'la Sayda yakınlarındaki kıyı bölgesinden gelen büyük bir halk topluluğu da oradaydı. 18İsa'yı dinlemek ve hastalıklarından şifa bulmak amacıyla gelmişlerdi. Kötü ruhlardan sıkıntı çekenler de iyileştiriliyordu. 19Kalabalıkta herkes İsa'ya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü O'nun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.

Mutlular ve mutsuzlar

(Mat.5:1-12)

20İsa, gözlerini öğrencilerine çevirerek şöyle dedi:

«Ey yoksul olanlar, ne mutlu size,
Tanrı'nın Egemenliği sizindir!
21Şimdi açlık çekenler, ne mutlu size,
siz doyurulacaksınız!
Şimdi ağlayanlar, ne mutlu size,
siz güleceksiniz!
22İnsanoğlu'na olan bağlılığınızdan ötürü
insanlar sizden nefret ettikleri,
sizi toplum dışı edip aşağıladıkları
ve adınızı kötüleyip sizi reddettikleri zaman
size ne mutlu!
23O gün sevinin, coşkuyla zıplayın!
Çünkü gökteki ödülünüz büyüktür.
Nitekim onların ataları da
peygamberlere böyle davrandılar.
24Ama vay halinize, ey zenginler,
tesellinizi almış bulunuyorsunuz!
25Şimdi karnı tok olan sizler, vay halinize,
açlık çekeceksiniz!
Ey şimdi gülenler, vay halinize,
yas tutup ağlayacaksınız!
26Tüm insanlar sizin için iyi sözler söyledikleri zaman,
vay halinize!
Çünkü onların ataları da
sahte peygamberlere böyle davrandılar.»

Düşmanlarınızı sevin

(Mat.5:38-48; 7Mat.5:12)

27-28«Ama beni dinleyen sizlere şunu söylüyorum: düşmanlarınızı sevin, sizden nefret edenlere iyilik yapın, size lanet edenler için iyilik dileyin, size hakaret edenler için dua edin. 29Bir yanağınıza tokat atana öbür yanağınızı da çevirin. Abanızı alandan mintanınızı da esirgemeyin. 30Sizden bir şey dileyen herkese verin, malınızı alandan onu geri istemeyin. 31İnsanların size nasıl davranmasını istiyorsanız, siz de onlara öyle davranın.
32«Eğer yalnız sizi sevenleri severseniz, bu size ne övgü kazandırır? Günahkârlar bile kendilerini sevenleri sever. 33Size iyilik yapanlara iyilik yaparsanız, bu size ne övgü kazandırır? Günahkârlar bile böyle yapar. 34Verdiğinizi geri almak umudunda olduğunuz kişilere ödünç verirseniz, bu size ne övgü kazandırır? Günahkârlar bile verdikleri kadarını geri almak koşuluyla günahkârlara ödünç verirler. 35Ama siz düşmanlarınızı sevin, iyilik yapın, hiçbir karşılık beklemeden ödünç verin. Alacağınız ödül büyük olacak, en yüce Olan'ın oğulları olacaksınız. Çünkü O, nankör ve kötü kişilere karşı iyi yüreklidir. 36Babanız merhametli olduğu gibi, siz de merhametli olun.

Başkasını yargılamayın

(Mat.7:1-5)

37«Başkasını yargılamayın, siz de yargılanmazsınız. Suçlu çıkarmayın, siz de suçlu çıkarılmazsınız. Başkasını bağışlayın, siz de bağışlanırsınız. 38Sizde olanı verin, size verilecek. İyice bastırılmış, silkelenmiş ve taşmış, dolu bir ölçekle kucağınıza boşaltılacak. Hangi ölçekle ölçerseniz, size de aynı ölçek uygulanacak.»
39İsa onlara şu benzetmeyi de anlattı: «Kör köre kılavuzluk edebilir mi? Her ikisi de çukura düşmez mi? 40Öğrenci öğretmeninden üstün değildir, ama eğitimini tamamlayan her öğrenci öğretmeni gibi olacaktır.
41«Sen neden kardeşinin gözündeki çöpü görürsün de kendi gözündeki merteği farketmezsin? 42Kendi gözündeki merteği görmezken, nasıl olur da kardeşine, `Kardeş, izin ver de gözündeki çöpü çıkarayım' dersin? Seni ikiyüzlü! Önce kendi gözündeki merteği çıkar, o zaman kardeşinin gözündeki çöpü çıkarmak için daha iyi görürsün.

Ağaç ve meyvesi

(Mat.7:16-20; 12Mat.7:33-35)

43«İyi ağaç kötü meyve vermez. Kötü ağaç da iyi meyve vermez. 44Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalılardan üzüm devşirilmez. 45İyi insan, yüreğindeki iyilik hazinesinden iyilik, kötü insan ise içindeki kötülük hazinesinden kötülük çıkarır. İnsanın ağzı, yüreğinden taşanı söyler.
46«Niçin beni `Rab, Rab' diye çağırıyorsunuz da söylediklerimi yapmıyorsunuz? 47Bana gelen ve sözlerimi duyup uygulayan kişinin kime benzediğini size anlatayım. 48Böyle bir kişi, evini yaparken toprağı kazan, derinlere inip temeli kaya üzerine atan adama benzer. Selsularıyla kabaran ırmak o eve saldırmışsa da, onu sarsamamış. Çünkü ev sağlam yapılmış. 49Ama sözlerimi duyup da uygulamayan kişi, temel koymaksızın evini toprağın üzerinde kuran adama benzer. Kabaran ırmak saldırınca ev hemen çökmüş. Evin yıkılışı da korkunç olmuş.»

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://islamadogru.yetkinforum.com
Admin
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 1335
Kayıt tarihi : 10/01/10
Yaş : 51

MesajKonu: Geri: Yeni Antlaşma   Cuma Ara. 11, 2015 9:09 pm

Luka

7. Bölüm Yüzbaşının imanı

(Mat.8:5-13)

İsa, kendisini dinleyen halka bütün bu sözleri söyledikten sonra Kefernahum'a gitti. 2Orada bir yüzbaşının çok değer verdiği kölesi ölüm döşeğinde hasta yatıyordu. 3İsa'yla ilgili haberleri duyan yüzbaşı, gelip kölesini iyileştirmesini rica etmek üzere O'na Yahudilerin bazı ihtiyarlarını gönderdi. 4Bunlar İsa'nın yanına gelince içten bir yalvarışla O'na şöyle dediler: «Bu adam senin yardımına layıktır. 5Çünkü ulusumuzu seviyor. Havramızı yaptıran da kendisidir.»
6İsa onlarla birlikte yola çıktı. Eve yaklaştığı sırada, yüzbaşı bazı dostlarını yollayıp O'na şu haberi gönderdi: «Rab, zahmet etme; ben layık değilim ki, çatımın altına giresin. 7Nitekim senin yanına gelmeye de kendimi layık görmedim. Sen yeter ki bir söz söyle, uşağım iyileşir. 8Ben de buyruk altında bir görevliyim, benim de buyruğumda askerlerim var. Birine, `Git' derim, gider; bir diğerine, `Gel' derim, gelir; köleme, `Şunu yap' derim, yapar.»
9Bu sözleri duyan İsa yüzbaşıya hayran kaldı. Ardından gelen kalabalığa dönerek, «Size şunu söyleyeyim» dedi, «İsrail'de bile böyle iman görmedim.» 10Ve gönderilenler eve döndüklerinde köleyi iyileşmiş buldular.

İsa bir dulun oğlunu diriltiyor

11Bundan kısa bir süre sonra İsa, Nain denilen bir kente gitti. Öğrencileri ve büyük bir kalabalık da O'nunla birlikte gidiyordu. 12İsa kentin kapısına tam yaklaştığı sırada, dul anasının tek oğlu olan bir adamın cenazesi kaldırılıyordu. Kent halkından büyük bir kalabalık da kadınla birlikteydi. 13Rab kadını görünce ona acıdı. Kadına, «Ağlama» dedi.
14Yaklaşıp cenaze sedyesine dokundu, sedyeyi taşıyanlar da durdular. İsa, «Delikanlı» dedi, «sana kalk diyorum!» 15Ölü doğrulup oturdu ve konuşmaya başladı. İsa onu annesine geri verdi.
16Herkesi bir korku almıştı. «Aramızda büyük bir peygamber ortaya çıktı!» ve «Tanrı, halkının yardımına geldi!» diyerek Tanrı'yı yüceltmeye başladılar. 17İsa'yla ilgili bu haber bütün Yahudiye'ye ve çevre bölgelere yayıldı.

İsa ve Vaftizci Yahya

(Mat.11:2-19)

18-19Yahya'nın öğrencileri, bütün bu olup bitenleri kendisine bildirdiler. Öğrencilerinden ikisini yanına çağıran Yahya, «Gelecek Olan sen misin, yoksa başkasını mı bekleyelim?» diye sormaları için onları Rab'be gönderdi.
20Adamlar İsa'nın yanına gelince şöyle dediler: «Bizi sana Vaftizci Yahya gönderdi. `Gelecek Olan sen misin, yoksa başkasını mı bekleyelim?' diye soruyor.»
21Tam o sırada İsa, çeşitli hastalıklara, illetlere ve kötü ruhlara tutulmuş birçok kişiyi iyileştirdi, kör olan birçok kişinin gözlerini açtı. 22Sonra Yahya'nın öğrencilerine şöyle karşılık verdi: «Gidin, görüp işittiklerinizi Yahya'ya bildirin. Körlerin gözleri açılıyor, kötürümler yürüyor, cüzamlılar temiz kılınıyor, sağırlar işitiyor, ölüler diriliyor ve Müjde yoksullara duyuruluyor. 23Benden ötürü sendeleyip düşmeyene ne mutlu!»
24Yahya'nın gönderdiği haberciler gittikten sonra İsa, halka Yahya'dan söz etmeye başladı. «Çöle ne görmeye gittiniz?» dedi. «Rüzgârda sallanan bir kamış mı? 25Söyleyin, ne görmeye gittiniz? Zarif giysilere bürünmüş bir adam mı? Oysa görkemli giysiler giyip bolluk içinde yaşayanlar kralların saraylarında bulunur. 26Öyleyse ne görmeye gittiniz? Bir peygamber mi? Evet! Ve size şunu söyleyeyim, gördüğünüz kişi peygamberden de üstündür.

27'Bak, habercimi senin önünden gönderiyorum;
o önden gidip senin yolunu hazırlayacak'

diye yazılmış olan sözler onunla ilgilidir. 28Size şunu söyleyeyim, kadından doğanlar arasında Yahya'dan daha üstün olanı yoktur. Bununla birlikte Tanrı'nın Egemenliğinde en küçük olan, ondan üstündür.»
29Yahya tarafından vaftiz edilmiş olan bütün halk, hatta vergi görevlileri bile bunu duyunca Tanrı'nın adil olduğunu doğruladılar. 30Oysa Yahya tarafından vaftiz edilmeye yanaşmamış olan Ferisilerle Kutsal Yasa uzmanları, Tanrı'nın kendileriyle ilgili tasarısını reddettiler.
31İsa, «Ben bu kuşağın insanlarını neye benzeteyim? Bunlar neye benziyorlar?» dedi. 32«Çarşı meydanında oturup birbirlerine,

`Size kaval çaldık, oynamadınız;
ağıt yaktık, ağlamadınız'

diye seslenen çocuklara benziyorlar. 33Vaftizci Yahya geldiği zaman oruç tutup şaraptan kaçındı, ona `cinli' diyorsunuz. 34İnsanoğlu geldiği zaman hem yedi, hem içti. Bu kez de diyorsunuz ki, `Şu obur ve ayyaş adama bakın! Vergi görevlileri ve günahkârlarla dost oldu!' 35Ne var ki bilgelik, onu benimseyen herkes tarafından doğrulanır.»

İsa ve günahkâr kadın

36Ferisilerden biri İsa'yı yemeğe çağırdı. O da Ferisi'nin evine gidip sofraya oturdu. 37-38O sırada, kentte günahkâr olarak tanınan bir kadın, İsa'nın Ferisi'nin evinde yemek yediğini öğrenince kaymaktaşından bir kap içinde hoş kokulu yağ getirdi. İsa'nın arkasında, ayaklarının dibinde durup ağlayarak, gözyaşlarıyla O'nun ayaklarını ıslatmaya başladı. Saçlarıyla ayaklarını sildi, öptü ve yağı üzerlerine sürdü.
39İsa'yı evine çağırmış olan Ferisi bunu görünce kendi kendine, «Bu adam peygamber olsaydı, kendisine dokunan bu kadının kim ve ne tür bir kadın olduğunu, günahkâr biri olduğunu anlardı» dedi.
40O zaman İsa söz alıp ona, «Simun» dedi, «sana bir söyleyeceğim var.»
O da, «Buyur, öğretmenim» dedi.
41«İki kişinin bir alacaklıya borcu varmış. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluymuş. 42Borçlarını ödeyecek durumda olmadıklarından, alacaklı her ikisinin de borcunu bağışlamış. Buna göre, hangisi onu daha çok sevecek?»
43Simun, «Sanırım, kendisine daha çok bağışlanan» diye cevap verdi.
İsa ona, «Doğru söyledin» dedi. 44Sonra kadına dönerek Simun'a şunları söyledi: «Bu kadını görüyor musun? Ben senin evine geldim, ayaklarım için bana su vermedin. Bu kadın ise ayaklarımı gözyaşlarıyla ıslatıp saçlarıyla sildi. 45Sen beni öpmedin, ama bu kadın eve girdiğimden beri ayaklarımı öpüp duruyor. 46Sen başıma zeytinyağı sürmedin, ama bu kadın ayaklarıma hoş kokulu bir yağ sürdü. 47Bu nedenle sana şunu söyleyeyim, kendisinin çok olan günahları bağışlanmıştır. Çok sevgi göstermesinin nedeni budur. Oysa kendisine az bağışlanan, az sever.»
48Sonra kadına, «Günahların bağışlandı» dedi.
49İsa'yla birlikte sofrada oturanlar kendi aralarında, «Günahları bile bağışlayan bu adam kim?» şeklinde konuşmaya başladılar.
50İsa ise kadına, «İmanın seni kurtardı, esenlikle git» dedi.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://islamadogru.yetkinforum.com
Admin
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 1335
Kayıt tarihi : 10/01/10
Yaş : 51

MesajKonu: Geri: Yeni Antlaşma   Cuma Ara. 11, 2015 9:23 pm

Luka

8. Bölüm İsa'yı izleyen kadınlar

Bundan kısa bir süre sonra İsa, on iki öğrencisiyle birlikte köy kent dolaşmaya başladı. Tanrı'nın Egemenliğini duyurup müjdeliyordu. 2-3Kötü ruhlardan ve hastalıklardan kurtulmuş olan bazı kadınlar, içinden yedi cin çıkmış olan Mecdelli denilen Meryem, Hirodes'in kâhyası Kuza'nın karısı Yohana, Suzana ve daha birçokları İsa'yla birlikte dolaşıyordu. Bunlar, kendi olanaklarıyla İsa'ya ve öğrencilerine yardım ediyorlardı.

Tohum benzetmesi

(Mat.13:1-23; Mar.4:1-20)

4-5Büyük bir kalabalığın toplandığı, insanların her kentten kendisine akın akın geldiği bir sırada İsa şu benzetmeyi anlattı: «Ekincinin biri tohum ekmeye çıkmış. Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düşmüş, ayak altında çiğnenip gökteki kuşlara yem olmuş. 6Kimi kayalık yere düşmüş, filizlenince susuzluktan kuruyup gitmiş.7Kimi, dikenler arasına düşmüş. Filizlerle birlikte büyüyen dikenler filizleri boğmuş. 8Kimi ise iyi toprağa düşmüş, büyüyünce yüz kat ürün vermiş.» Bunları söyledikten sonra, «İşitecek kulağı olan işitsin!» diye seslendi.
9-10İsa, bu benzetmenin anlamını kendisinden soran öğrencilerine, «Tanrı Egemenliğinin sırlarını anlama yeteneği size verildi» dedi. «Ama başkalarına benzetmelerle sesleniyorum. Öyle ki,

`Gördükleri halde görmesinler,
duydukları halde anlamasınlar.'

11«Benzetmenin anlamı şudur: tohum Tanrı'nın sözüdür. 12Yol kenarındakiler sözü işiten kişilerdir. Ama sonra İblis gelir, inanıp kurtulmasınlar diye sözü yüreklerinden alır götürür. 13Kayalık yere düşenler, işittikleri sözü sevinçle kabul eden, ama kök salamadıkları için ancak bir süre inanan kişilerdir. Böyleleri sınandıkları zaman imandan dönerler. 14Dikenler arasına düşenler, sözü işiten ama zamanla yaşamın kaygıları, zenginlikleri ve zevkleri içinde boğulan, dolayısıyla olgun ürün vermeyenlerdir. 15İyi toprağa düşenler ise, sözü işitince onu iyi ve sağlam bir yürekte saklayanlardır. Bunlar sabırla dayanarak ürün verirler.

Her şey ışığa çıkacak

(Mar.4:21-25)

16«Hiç kimse kandil yakıp bunu bir kapla örtmez, ya da yatağın altına koymaz. Tersine, içeri girenler ışığı görsünler diye onu kandilliğe koyar. 17Çünkü açığa çıkarılmayacak gizli hiçbir şey yok; bilinmeyecek, aydınlığa çıkmayacak saklı hiçbir şey yoktur. 18Bunun için, nasıl dinlediğinize dikkat edin. Kimde varsa, ona daha çok verilecek. Ama kimde yoksa, kendisinde var sandığı bile elinden alınacak.»

İsa'nın yakınları

(Mat.12:46-50; Mar.3:31-35)

19İsa'nın annesiyle kardeşleri O'na geldiler, ama kalabalıktan ötürü yanına yaklaşamadılar. 20İsa'ya, «Annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seni görmek istiyorlar» diye haber verildi.
21İsa haberi getirenlere şöyle karşılık verdi: «Annemle kardeşlerim, Tanrı'nın sözünü işiten ve uygulayanlardır.»

İsa fırtınayı dindiriyor

(Mat.8:23-27; Mar.4:35-41)

22Bir gün İsa öğrencileriyle birlikte bir kayığa binerek onlara, «Gölün karşı yakasına geçelim» dedi. Böylece kıyıdan açıldılar. 23Kayıkta giderlerken İsa uykuya daldı. O sırada gölde bir fırtına koptu. Kayık su almaya başlayınca tehlikeli bir duruma düştüler. 24Gidip İsa'yı uyandırarak, «Efendimiz, Efendimiz, batıyoruz!»dediler. İsa kalkıp rüzgârı ve kabaran dalgaları azarladı. Fırtına dindi ve ortalık sütliman oldu.
25İsa öğrencilerine, «Nerede imanınız?» dedi.
Onlar korku ve şaşkınlık içindeydiler. Birbirlerine, «Bu adam kim ki, rüzgâra ve suya bile buyruk veriyor, onlar da sözünü dinliyor!» dediler.

Cinli bir adamın iyileştirilmesi

(Mat.8:28-34; Mar.5:1-20)

26Celile'nin karşısında bulunan Gerasalıların memleketine vardılar. 27İsa karaya çıkınca kentten bir adam O'nu karşıladı. Cinlere tutsak olan ve uzun zamandan beri giysi giymeyen bu adam evde değil, mezarlık mağaralarda yaşıyordu. 28Adam İsa'yı görünce bir çığlık atıp O'nun önünde yere kapandı. Yüksek sesle, «Ey İsa, yüce Tanrı'nın Oğlu, benden ne istiyorsun?» dedi. «Sana yalvarırım, bana işkence etme!» 29Çünkü İsa, kötü ruha adamın içinden çıkmasını buyurmuştu. Kötü ruh adamı sık sık etkisi altına alıyordu. Adam zincirler ve kösteklerle bağlanıp başına nöbetçi konulduğu halde bağlarını paralıyor ve cin tarafından ıssız yerlere sürülüyordu.
30İsa ona, «Adın ne?» diye sordu.
O da, «Tümen» cevabını verdi. Çünkü onun içine bir sürü cin girmişti. 31Bunlar, dipsiz derinliklere gitmelerini buyurmasın diye İsa'ya yalvarıp durdular.
32Orada, dağın yamacında otlayan büyük bir domuz sürüsü vardı. Cinler, domuzların içine girmelerine izin vermesi için İsa'ya yalvardılar. O da onlara izin verdi. 33Adamdan çıkan cinler domuzların içine girdiler. Sürü dik yamaçtan aşağı koşuşarak göle atlayıp boğuldu.
34Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar. 35Bunun üzerine halk olup biteni görmeye çıktı. İsa'nın yanına geldikleri zaman, cinlerden kurtulan adamı giyinmiş ve aklı başına gelmiş olarak İsa'nın ayakları dibinde oturmuş buldular ve korktular. 36Olayı görenler, cinlere tutsak olan adamın nasıl kurtulduğunu halka anlattılar. 37O zaman Gerasa yöresinden gelmiş olan tüm kalabalık büyük bir korkuya kapılarak İsa'nın yanlarından ayrılmasını rica ettiler. O da geri dönmek üzere kayığa bindi.
38-39Cinlerden kurtulan adam İsa'nın yanında kalmak için O'na yalvardı. Ama İsa, «Evine dön, Tanrı'nın senin için neler yaptığını anlat» diyerek onu salıverdi. Adam da gitti, İsa'nın kendisi için neler yaptığını bütün kentte duyurdu.

Dirilen kız, iyileşen kadın

(Mat.9:18-26; Mar.5:21-43)

40Karşı yakaya dönen İsa'yı halk sevinçle karşıladı. Çünkü herkes O'nu bekliyordu. 41O sırada, havra yöneticisi olan Yair adında bir adam gelip İsa'nın ayaklarına kapandı, evine gelmesi için yalvardı. 42Çünkü on iki yaşlarında olan biricik kızı ölmek üzereydi.
İsa oraya giderken kalabalık O'nu her yandan sıkıştırıyordu. 43On iki yıldır kanaması olan bir kadın da oradaydı. Varını yoğunu hekimlere harcamıştı; ama hiçbiri onu iyileştirememişti. 44İsa'nın arkasından yetişip giysisinin eteğine dokundu ve o anda kanaması kesildi.
45İsa, «Bana kim dokundu?» dedi.
Herkes inkâr ederken Petrus[ğ], «Efendimiz, kalabalık seni çepeçevre sarmış sıkıştırıyor» dedi.
46Ama İsa, «Birisi bana dokundu» dedi. «İçimden bir gücün akıp gittiğini hissettim.»
47Yaptığını gizleyemeyeceğini anlayan kadın titreyerek geldi, İsa'nın ayaklarına kapandı. Bütün halkın önünde, O'na neden dokunduğunu ve o anda nasıl iyileştiğini anlattı. 48İsa ona, «Kızım» dedi, «imanın seni kurtardı. Esenlikle git.»
49İsa daha konuşurken havra yöneticisinin evinden biri geldi. Yöneticiye, «Kızın öldü» dedi, «artık öğretmeni rahatsız etme.»
50İsa bunu duyunca havra yöneticisine şöyle dedi: «Korkma, sadece iman et, kızın kurtulacak.»
51İsa eve gelince Petrus, Yuhanna, Yakup ve kızın annesi babası dışında hiç kimsenin kendisiyle birlikte içeri girmesine izin vermedi. 52Herkes kız için ağlıyor, dövünüyordu. İsa, «Ağlamayın» dedi, «kız ölmedi, sadece uyuyor.»
53Kızın öldüğünü bildikleri için İsa'yla alay ettiler. 54O ise kızın elinden tutarak, «Kızım, kalk!» diye seslendi. 55Ruhu yeniden bedenine dönen kız hemen ayağa kalktı. İsa, kıza yiyecek bir şey verilmesini buyurdu. 56Kızın annesi babası şaşkınlık içindeydiler. İsa, olanları hiç kimseye anlatmamaları için onları uyardı.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://islamadogru.yetkinforum.com
Admin
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 1335
Kayıt tarihi : 10/01/10
Yaş : 51

MesajKonu: Geri: Yeni Antlaşma   Cuma Ara. 11, 2015 9:24 pm

Luka

9. Bölüm İsa on iki elçisini görevlendiriyor

(Mat.10:5-15; Mar.6:7-13)

İsa, Onikileri yanına çağırarak onlara tüm cinleri kovmak[h] ve hastalıkları iyileştirmek için güç ve yetki verdi. 2Sonra onları Tanrı'nın Egemenliğini duyurmaya ve hastalara şifa vermeye gönderdi. 3Onlara şöyle dedi: «Yolculuk için yanınıza hiçbir şey almayın - ne değnek, ne torba, ne ekmek, ne para, ne de yedek mintan. 4Hangi eve girerseniz, kentten ayrılıncaya dek orada kalın. 5Sizi kabul etmeyenler olursa, kentten ayrılırken onlara uyarı olsun diye ayaklarınızın tozunu silkin.» 6Onlar da yola çıktılar, her yerde Müjde'yi yayarak ve hastaları iyileştirerek köy köy dolaştılar.
7-8Bölgenin kralı Hirodes bütün bu olanları duyunca şaşkına döndü. Çünkü bazıları Yahya'nın ölümden dirildiğini, bazıları İlyas'ın göründüğünü, daha başkaları ise eski peygamberlerden birinin dirildiğini söylüyordu. 9Hirodes, «Yahya'nın başını ben kestirdim. Şimdi hakkında böyle haberler duyduğum bu adam kim?» diyor ve İsa'yı görmenin bir yolunu arıyordu.

İsa beş bin kişiyi doyuruyor

(Mat.14:13-21; Mar.6:30-44; Yu.6:1-44)

10Elçiler geri dönünce, yaptıkları her şeyi İsa'ya anlattılar. Sonra İsa yalnızca onları yanına alıp Beytsayda denilen bir kente çekildi. 11Bunu öğrenen halk O'nun ardından gitti. İsa onları ilgiyle karşıladı, kendilerine Tanrı'nın Egemenliğinden söz etti ve şifaya ihtiyacı olanları iyileştirdi.
12Günbatımına doğru Onikiler gelip O'na, «Halkı salıver de çevredeki köylere ve çiftliklere gidip kendilerine barınak ve yiyecek bulsunlar. Çünkü burada ıssız bir yerdeyiz» dediler.
13O ise kendilerine, «Onlara siz yiyecek verin» dedi.
«Beş ekmekle iki balıktan başka bir şeyimiz yok» dediler. «Yoksa biz mi gidip bütün bu halk için yiyecek alalım?» 14Orada yaklaşık beş bin erkek vardı.
İsa öğrencilerine, «Halkı yaklaşık ellişer kişilik kümeler halinde yere oturtun» dedi. 15Öğrenciler öyle yapıp herkesi yere oturttular. 16İsa, beş ekmekle iki balığı aldı, gözlerini göğe dikerek şükran duasını yaptı; sonra bunları böldü ve halka dağıtmaları için öğrencilerine verdi. 17Herkes yiyip doyduktan sonra on iki sepet dolusu yemek artığı toplandı.

Petrus'un Mesih'i tanıması

(Mat.16:13-28; Mar.8:27-9Mar.8:1)

18Bir gün İsa tek başına dua ediyordu, öğrencileri de yanındaydı. İsa onlara, «Halk benim kim olduğumu söylüyor?» diye sordu.
19Onlar şöyle cevap verdiler: «Vaftizci Yahya diyorlar. Ama kimi İlyas diyor, kimi de eski peygamberlerden birinin dirilmiş olduğunu söylüyor.»
20İsa onlara, «Ya siz» dedi, «ben kimim dersiniz?»
Petrus, «Sen Tanrı'nın Mesihisin» cevabını verdi.
21İsa, onları uyararak bunu hiç kimseye söylememelerini buyurdu. 22«İnsanoğlu'nun çok acı çekmesi, ihtiyarlar, başkâhinler ve din bilginlerince reddedilmesi, öldürülmesi ve üçüncü gün dirilmesi gerektir» dedi. 23Sonra herkese şunları söyledi: «Ardımdan gelmek isteyen, kendini inkâr etsin, her gün çarmıhını yüklenip beni izlesin. 24Canını kurtarmak isteyen onu yitirecek; canını benim uğruma yitiren ise onu kurtaracaktır. 25İnsan bütün dünyayı kazanıp da canını yitirirse, canından olursa, bunun kendisine ne yararı olur? 26Kim benden ve benim sözlerimden utanırsa, İnsanoğlu da kendisinin, Babasının ve kutsal meleklerin görkemi içinde geldiğinde o kişiden utanacaktır. 27Size gerçeği söyleyeyim, burada bulunanlar arasında, Tanrı'nın Egemenliğini görmeden ölümü tatmayacak olanlar var.»

İsa'nın görünümü değişiyor

(Mat.17:1-8; Mar.9:2-Cool

28Bu sözleri söyledikten yaklaşık sekiz gün sonra İsa, yanına Petrus, Yuhanna ve Yakup'u alarak dua etmek üzere dağa çıktı. 29İsadua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü. 30-31O anda görkemli bir şekilde ortalıkta beliren iki kişi İsa'yla konuşmaya başladılar. Bunlar Musa ile İlyas'tı. İsa'nın yakında Kudüs'te gerçekleşecek olan ayrılışını[ı] konuşuyorlardı.
32Petrus ile yanındakilerin üzerine uyku çökmüştü. Ama uykuları iyice dağılınca İsa'nın görkemini ve yanında duran iki kişiyi gördüler. 33Bunlar İsa'nın yanından ayrılırken Petrus İsa'ya, «Efendimiz» dedi, «burada bulunmamız ne iyi oldu! Üç çardak kuralım: biri sana, biri Musa'ya, biri de İlyas'a.» Aslında ne söylediğinin farkında değildi.
34Petrus daha bunları söylerken bir bulut gelip onları gölgeledi. Bulut onların etrafını sarınca korktular. 35Buluttan gelen bir ses, «Bu benim Oğlumdur, seçilmiş Olan'dır. O'nu dinleyin!» dedi. 36Ses kesilince İsa'nın tek başına olduğu görüldü. Öğrenciler bunu gizli tuttular ve o günlerde hiç kimseye gördüklerinden söz etmediler.

Cine tutsak bir çocuğun iyileştirilmesi

(Mat.17:14-23; Mar.9:14-32)

37Ertesi gün dağdan indikleri zaman, İsa'yı büyük bir kalabalık karşıladı. 38Kalabalığın içinden bir adam, «Öğretmenim» diye seslendi, «yalvarırım sana, oğluma bakıver, o benim bir taneciğimdir. 39Bir ruh onu yakalıyor, o da birdenbire bağırmaya başlıyor. Ruh onu, ağzından köpükler akıtana dek şiddetle sarsıyor. Yara bere içinde bırakıyor, kendisinden zor ayrılıyor. 40Ruhu kovmaları için öğrencilerine yalvardım, ama başaramadılar.»
41İsa şöyle karşılık verdi: «Ey imansız ve sapmış kuşak! Sizinle daha ne kadar kalıp size katlanacağım? Oğlunu buraya getir.»
42Çocuk daha İsa'ya yaklaşırken cin onu yere vurup şiddetle sarstı. Ama İsa kötü ruhu azarladı, çocuğu iyileştirerek babasına geri verdi. 43-44Herkes Tanrı'nın büyük gücüne şaşıp kaldı.

İsa ölüp dirileceğini tekrar bildiriyor

(Mat.17:22-23; Mar.9:30-32)

Herkes İsa'nın tüm yaptıkları karşısında hayret içindeyken, İsa öğrencilerine, «Siz şu sözlerime iyice kulak verin» dedi. «İnsanoğlu, insanların eline teslim edilecek.» 45Onlar bu sözü anlamadılar. Sözü kavramasınlar diye anlamı kendilerinden gizlenmişti. Üstelik İsa'ya bu sözle ilgili soru sormaktan korkuyorlardı.

En büyük kim?

(Mat.18:1-5; Mar.9:33-40)

46Öğrenciler, aralarında kimin en büyük olduğunu tartışmaya başladılar. 47-48Akıllarından geçeni bilen İsa, küçük bir çocuğu tutup yanına çekti ve onlara şöyle dedi: «Bu çocuğu benim adım uğruna kabul eden, beni kabul etmiş olur. Beni kabul eden de beni göndereni kabul etmiş olur. Aranızda en küçük kim ise, işte en büyük odur.»
49Yuhanna buna karşılık, «Efendimiz» dedi, «senin adınla cin kovan birini gördük, ama bizimle birlikte seni izlemediği için ona engel olmaya çalıştık.»
50İsa, «Ona engel olmayın!» dedi. «Size karşı olmayan, sizden yanadır.»

Samiriyeliler İsa'yı istemiyor

51Göğe alınacağı gün yaklaşınca İsa, kararlı adımlarla Kudüs'e doğru yola çıktı. 52Kendi önünden haberciler gönderdi. Bunlar, kendisi için hazırlık yapmak üzere gidip Samiriyelilere ait bir köye girdiler. 53Ama Samiriyeliler Kudüs'e gitmekte olan İsa'yı kabul etmediler. 54Öğrencilerden Yakup'la Yuhanna bunu görünce, «Rab, bunları yok etmek için bir buyrukla gökten ateş yağdırmamızı ister misin?» dediler. 55Ama İsa dönüp onları azarladı. 56Sonra[i] başka bir köye gittiler.

İsa'yı izlemenin bedeli

(Mat.8:19-22)

57Yolda giderlerken bir adam İsa'ya, «Nereye gidersen, senin ardından geleceğim» dedi.
58İsa ona, «Tilkilerin ini, gökte uçan kuşların yuvası var, ama İnsanoğlu'nun başını yaslayacak bir yeri yok» dedi.
59Bir başkasına, «Ardımdan gel» dedi.
Adam ise, «İzin ver de önce gidip babamı gömeyim» dedi.
60İsa ona şöyle dedi: «Ölüleri bırak, kendi ölülerini kendileri gömsünler. Sen gidip, Tanrı'nın Egemenliğini duyur.»
61Bir başkası, «Rab» dedi, «senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.»
62İsa ona, «Sabanı tutup da geriye bakan, Tanrı'nın Egemenliğine layık değildir» dedi.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://islamadogru.yetkinforum.com
Admin
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 1335
Kayıt tarihi : 10/01/10
Yaş : 51

MesajKonu: Geri: Yeni Antlaşma   Cuma Ara. 11, 2015 9:24 pm

Luka

10. Bölüm Yetmişlerin görevlendirilmesi

Bu olaylardan sonra Rab yetmiş kişi daha görevlendirdi. Bunları ikişer ikişer, kendisinin gideceği her kente, her yere kendi önünden gönderdi. 2Onlara şöyle dedi: «Ürün bol, ama işçi az. Bu nedenle, ürünün sahibi olan Rab'be yalvarın da, ürününü kaldıracak işçiler göndersin. 3Haydi gidin! İşte, kurtların arasına kuzular gibi gönderiyorum sizi. 4Yanınıza ne kese, ne torba, ne de çarık alın. Yolda hiç kimseyle selamlaşmayın. 5Hangi eve girerseniz, önce, `Bu eve esenlik olsun!' deyin. 6Orada esenliksever biri varsa, dilediğiniz esenlik onun üzerinde kalacak; yoksa, size dönecektir. 7Girdiğiniz evde kalın, size ne verirlerse onu yiyip için. Çünkü işçi kendi ücretini hak eder. Evden eve taşınmayın.
8«Bir kente girdiğinizde sizi kabul ederlerse, önünüze konulanı yiyin. 9Orada bulunan hastaları iyileştirin ve kendilerine, `Tanrı'nınEgemenliği size yaklaştı' deyin. 10-11Ama bir kente girdiğinizde sizi kabul etmezlerse, o kentin caddelerine çıkıp şöyle deyin: `Kentinizde ayaklarımıza yapışan tozu bile size karşı siliyoruz. Yine de şunu bilin ki, Tanrı'nın Egemenliği yaklaştı.' 12Size şunu söyleyeyim, yargı günü Sodom kentinin hali o kentin halinden daha dayanılır olacak.
13«Vay haline, ey Horazin! Vay haline, ey Beytsayda! Sizlerde yapılan mucizeler Sur ve Sayda'da yapılmış olsaydı, onlar çoktan çulla örtünüp kül içinde oturarak tövbe etmiş olurlardı. 14Ama yargı günü Sur ve Sayda'nın hali sizinkinden daha dayanılır olacak. 15Ya sen, ey Kefernahum, göğe mi çıkarılacaksın? Hayır, sen ta ölüler diyarına ineceksin!
16«Sizi dinleyen, beni dinlemiş olur; sizi reddeden, beni reddetmiş olur. Beni reddeden de beni göndereni reddetmiş olur.»
17Yetmişler sevinç içinde döndüler. «Rab» dediler, «senin adını andığımızda cinler bile bize boyun eğiyor.»
18İsa onlara şöyle dedi: «Şeytan'ın gökten yıldırım gibi düştüğünü gördüm. 19Ben size, yılanları ve akrepleri ayak altında ezmek ve düşmanın bütün gücünü alt etmek için yetki verdim. Hiçbir şey size zarar vermeyecektir. 20Bununla birlikte, ruhların size boyun eğmesine sevinmeyin, adlarınızın gökte yazılmış olmasına sevinin.»
21O anda İsa Kutsal Ruh'un etkisiyle coşarak şöyle dedi: «Baba, göğün ve yerin Rabbi! Bu gerçekleri bilge ve akıllı kişilerden gizleyip küçük çocuklara açtığın için sana şükrederim. Evet Baba, bunun böyle olması senin isteğindi.
22«Babam her şeyi bana emanet etti. Oğul'un kim olduğunu Baba'dan başka kimse bilmez. Baba'nın kim olduğunu da Oğul ve Oğul'un O'nu tanıtmayı dilediği kişilerden başkası bilmez.»
23Sonra öğrencilerine dönüp özel olarak şöyle dedi: «Sizin gördüklerinizi gören gözlere ne mutlu! 24Size şunu söyleyeyim, nice peygamberler, nice krallar sizin gördüklerinizi görmek istediler, ama göremediler. Sizin işittiklerinizi işitmek istediler, ama işitemediler.»

İyi Samiriyeli

25Bir Kutsal Yasa uzmanı İsa'yı sınamak amacıyla gelip şöyle dedi: «Öğretmenim, sonsuz yaşamı miras almak için ne yapmalıyım?»
26İsa ona, «Kutsal Yasa'da ne yazılmıştır?» diye sordu. «Orada ne okursun?»
27Adam şöyle karşılık verdi: «Tanrın olan Rab'bi bütün yüreğinle, bütün canınla, bütün gücünle ve bütün aklınla sev. Komşunu da kendin gibi sev.»
28İsa ona, «Doğru cevap verdin» dedi. «Bunu yap ve yaşayacaksın.»
29Oysa adam kendini haklı çıkarmak isteyerek İsa'ya, «Peki, komşum kim?» dedi.
30İsa şöyle cevap verdi: «Adamın biri Kudüs'ten Eriha'ya inerken haydutların eline düşmüş. Onu soyup dövmüşler ve yarı ölü halde bırakıp gitmişler. 31Bir rastlantı olarak o yoldan bir kâhin geçiyormuş. Adamı görünce yolun öbür tarafından geçip gitmiş. 32BirLevili de o yere varıp adamı görünce aynı şekilde geçip gitmiş. 33O yoldan geçen bir Samiriyeli ise adamın bulunduğu yere gelip onu görünce, yüreği sızlamış. 34Adamın yanına gitmiş, yaralarının üzerine yağla şarap dökerek onları sarmış. Sonra adamı kendi hayvanına bindirip bir hana götürmüş ve onunla ilgilenmiş. 35Ertesi gün iki dinar çıkararak hancıya vermiş. `Ona iyi bak' demiş, `bundan fazla ne harcarsan, dönüşümde sana öderim.'
36«Sence bu üç kişiden hangisi haydutlar arasına düşen adama komşu gibi davranmış?»
37Yasa uzmanı, «Ona acıyıp yardım eden» dedi.
İsa ona, «Git, sen de öyle yap» dedi.

İsa, Marta ve Meryem'in evinde

38İsa, öğrencileriyle birlikte yola devam edip bir köye girdi. Marta adında bir kadın İsa'yı evinde konuk etti. 39Marta'nın Meryem adındaki kızkardeşi, Rab'bin ayakları dibine oturmuş O'nun konuşmasını dinliyordu. 40Marta ise işlerinin çokluğundan ötürü telaş içindeydi. İsa'nın yanına gelerek, «Rab» dedi, «kardeşimin beni hizmet işlerinde yalnız bırakmasına aldırmıyor musun? Ona söyle de bana yardım etsin.»
41Rab ona şu karşılığı verdi: «Marta, Marta, sen çok şey için kaygılanıp telaşlanıyorsun. 42Oysa gerekli olan tek bir şey var. Meryem iyi olanı seçmiştir ve bu kendisinden alınmayacaktır.»


Başlangıç
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://islamadogru.yetkinforum.com
Admin
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 1335
Kayıt tarihi : 10/01/10
Yaş : 51

MesajKonu: Geri: Yeni Antlaşma   Cuma Ara. 11, 2015 9:25 pm

uka

11. Bölüm Nasıl dua etmeli

(Mat.6:9-13; 7Mat.6:7-11)

İsa bir yerde dua ediyordu. Duasını bitirince öğrencilerinden biri O'na, «Rab» dedi, «Yahya'nın kendi öğrencilerine öğrettiği gibi sen de bize dua etmesini öğret.»
2İsa onlara dedi ki, «Dua ettiğiniz zaman şöyle deyin:

`Baba, adın kutsal kılınsın.
Egemenliğin gelsin.
3Her gün bize gündelik ekmeğimizi ver.
4Günahlarımızı bağışla.
Çünkü biz de bize karşı suç işleyen herkesi
bağışlıyoruz.
Ayartılmamıza izin verme.'»

5-7Sonra onlara şöyle dedi: «Sizlerden birinin bir arkadaşı olur da gece yarısı ona gidip, `Dostum, bana üç ekmek ödünç ver. Dostlarımdan biri yoldan geldi, onun önüne koyacak bir şeyim yok' derse, öbürü içerden, `Beni rahatsız etme! Kapı artık kapandı, çocuklarım da yanımda yatıyor. Kalkıp sana bir şey veremem' diye cevap verir mi hiç? 8Size şunu söyleyeyim, arkadaşlık gereği kalkıp ona istediğini vermese bile, adamın yüzsüzlüğünden ötürü kalkar, ihtiyacı neyse ona verir.
9«Ben size şunu söyleyeyim: dileyin, size verilecek; arayın, bulacaksınız; kapıyı çalın, size açılacaktır. 10Çünkü her dileyen alır, arayan bulur, kapıyı çalana kapı açılır.
11«Aranızda hangi baba, ekmek isteyen oğluna taş verir? Ya da balık isterse ona balık yerine yılan verir? 12Ya da yumurta isterse ona akrep verir? 13Sizler kötü yürekli olduğunuz halde çocuklarınıza güzel armağanlar vermeyi biliyorsanız, gökteki Baba'nın, kendisinden dileyenlere Kutsal Ruh'u vereceği çok daha kesin değil mi?»

İsa ve Beelzebub

(Mat.12:22-30; Mar.3:20-27)

14İsa adamın birinden dilsiz bir cini kovuyordu. Cin çıkınca adamın dili çözüldü. Halk hayret içinde kaldı. 15Ama içlerinden bazıları, «Cinleri, cinlerin reisi Beelzebub'un gücüyle kovuyor» dediler. 16Bazıları ise O'nu sınamak amacıyla gökten bir belirti göstermesini istediler.
17Onların ne düşündüğünü bilen İsa şöyle dedi: «Kendi içinde bölünmüş her ülke yıkıma uğrar, kendi içinde bölünmüş her ev yıkılır. 18Şeytan da kendi içinde bölünmüşse, onun egemenliği nasıl ayakta kalabilir? Siz, benim Beelzebub'un gücüyle cinleri kovduğumu söylüyorsunuz. 19Eğer ben cinleri Beelzebub'un gücüyle kovuyorsam, sizin adamlarınız kimin gücüyle kovuyorlar? Sizi bu durumda kendi adamlarınız yargılayacak. 20Ama ben cinleri Tanrı'nın eliyle kovuyorsam, Tanrı'nın Egemenliği üzerinize gelmiş demektir.
21«Tepeden tırnağa silahlanmış güçlü bir adam kendi evini koruduğu sürece, malları güvenlik içinde olur. 22Ne var ki, ondan daha güçlü biri saldırıp onu alt ettiğinde güvendiği bütün silahları elinden alır ve mallarını yağmalayarak bölüştürür. 23Benden yana olmayan bana karşıdır, benimle birlikte toplamayan dağıtıyor demektir.
24«Kötü ruh kişinin içinden çıkınca kurak yerlerde dolanıp huzur arar. Bulamayınca da, `Çıktığım eve, kendi evime döneyim' der. 25Eve gelince orayı süpürülmüş ve düzeltilmiş bulur. 26Bunun üzerine gider, kendisinden kötü yedi ruh daha alır ve eve girip yerleşirler. Böylece o kişinin son durumu ilkinden beter olur.»
27İsa bu sözleri söylerken kalabalığın içinden bir kadın O'na, «Ne mutlu seni taşımış olan rahme, seni emzirmiş olan memelere!» diye seslendi.
28İsa, «Daha doğrusu, ne mutlu Tanrı'nın sözünü dinleyip uygulayanlara!» dedi.

Yunus'un belirtisi

(Mat.12:38-42)

29Çevredeki kalabalık büyürken İsa konuşmaya başladı. «Şimdiki kuşak kötü bir kuşak» dedi. «Doğaüstü bir belirti istiyor, ama ona Yunus'un belirtisinden başka bir belirti gösterilmeyecek. 30Yunus nasıl Ninova halkına bir belirti olduysa, İnsanoğlu da bu kuşak için öyle olacaktır. 31Güney Kraliçesi, yargı günü bu kuşağın adamlarıyla birlikte kalkıp onları yargılayacak. Çünkü kraliçe, Süleyman'ınbilgece sözlerini dinlemek için dünyanın ta öbür ucundan gelmişti. Bakın, Süleyman'dan daha üstün olan buradadır. 32Ninova halkı, yargı günü bu kuşakla birlikte kalkıp bu kuşağı yargılayacak. Çünkü Ninovalılar, Yunus'un çağrısı üzerine tövbe ettiler. Bakın, Yunus'tan daha üstün olan buradadır.

Bedenin ışığı

(Mat.5:15; 6Mat.5:22-23)

33«Hiç kimse kandil yakıp onu gizli bir yere ya da tahıl ölçeği altına koymaz. Tersine, içeri girenler ışığı görsünler diye onu kandilliğe koyar. 34Bedenin ışığı gözdür. Gözün sağlamsa, tüm bedenin de aydınlık olur. Gözün bozuksa, bedenin de karanlık olur. 35Öyleyse dikkat et, sendeki `ışık' karanlık olmasın. 36Eğer bütün bedenin aydınlık olur ve hiçbir yanı karanlık kalmazsa, kandilin seni ışınlarıyla aydınlattığı zamanki gibi, bedenin tümden aydınlık olur.»

Vay halinize, Ferisiler!

(Mat.23:1-36; 12Mat.23:38-40)

37İsa konuşmasını bitirince bir Ferisi O'nu evine yemeğe çağırdı. O da içeri girerek sofraya oturdu. 38İsa'nın yemekten önce yıkanmadığını gören Ferisi şaştı.
39Rab ona şöyle dedi: «Siz Ferisiler, bardağın ve tabağın dışını temizlersiniz, ama içiniz açgözlülük ve kötülükle doludur. 40Behey akılsızlar! Dışı yapanla içi yapan aynı değil mi? 41Siz kaplarınızın içindekini[j] sadaka olarak verin, o zaman sizin için her şey temiz olur.
42«Ama vay halinize, ey Ferisiler! Siz nanenin, sedef otunun ve her tür sebzenin ondalığını verirsiniz de, adaleti ve Tanrı sevgisini ihmal edersiniz. Ondalık vermeyi ihmal etmeden esas bunları yerine getirmeniz gerekirdi. 43Vay halinize, ey Ferisiler! Havralarda en seçkin yerlere kurulmaya, meydanlarda selamlanmaya bayılırsınız. 44Vay halinize! İnsanların, farkında olmadan üzerlerinde gezindiği belirsiz mezarlara benziyorsunuz.»
45Kutsal Yasa uzmanlarından biri söz alıp İsa'ya, «Öğretmenim, bunları söylemekle bize de hakaret etmiş oluyorsun» dedi.
46İsa, «Sizin de vay halinize, ey Yasa uzmanları!» dedi. «İnsanlara taşınması güç yükler yüklersiniz, kendiniz ise bu yükleri kaldırmak için bir tek parmağınızı kıpırdatmazsınız. 47Vay halinize! Peygamberlerin türbelerini yaparsınız, oysa onları sizin atalarınız öldürmüştür. 48Böylelikle atalarınızın yaptıklarına tanıklık ederek bunları onaylamış oluyorsunuz. Çünkü onlar peygamberleri öldürdüler, siz de türbelerini yapıyorsunuz. 49İşte bunun için Tanrı'nın Bilgeliği şöyle demiştir: `Ben onlara peygamberler ve elçiler göndereceğim, bunlardan kimini öldürecek, kimine zulmedecekler.' 50-51Böylece bu kuşak, Habil'in kanından tutun da, sunakla tapınak arasında öldürülen Zekeriya'nın kanına değin, dünyanın kuruluşundan beri akıtılan tüm peygamberlerin kanından sorumlu tutulacaktır. Evet, size söylüyorum, bu kuşak sorumlu tutulacaktır. 52Vay halinize, ey Yasa uzmanları!Bilgi kapısının anahtarını alıp götürdünüz. Kendiniz bu kapıdan girmediniz, girmek isteyenlere de engel oldunuz.»
53İsa oradan ayrılınca, din bilginleriyle Ferisiler O'nu şiddetle sıkıştırarak birçok konuda ağzını aramaya başladılar. 54Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://islamadogru.yetkinforum.com
Admin
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 1335
Kayıt tarihi : 10/01/10
Yaş : 51

MesajKonu: Geri: Yeni Antlaşma   Cuma Ara. 11, 2015 9:27 pm

Luka

12. Bölüm Uyarılar ve teşvikler

(Mat.10:26-31)

1O sırada halktan binlerce kişi birbirlerini ezercesine toplanmıştı. İsa önce kendi öğrencilerine şunları söylemeye başladı: «Ferisilerin mayasından - yani, ikiyüzlülükten - kaçının. 2Örtülü olup da açığa çıkarılmayacak, gizli olup da bilinmeyecek hiçbir şey yoktur. 3Bunun için karanlıkta söylediğiniz her söz gün ışığında duyulacak, kapalı kapılar ardında kulağa fısıldadıklarınız damlardan duyurulacaktır.
4«Siz dostlarıma söylüyorum, bedeni öldüren, ama ondan sonra başka bir şey yapamayanlardan korkmayın. 5Kimden korkmanız gerektiğini size açıklayayım: kişiyi öldürdükten sonra cehenneme atma yetkisine sahip olan Tanrı'dan korkun. Evet, size söylüyorum, O'ndan korkun. 6Beş serçe iki meteliğe satılmıyor mu? Ama bunlardan bir teki bile Tanrı katında unutulmuş değildir. 7Nitekim başınızdaki saçlar bile tek tek sayılıdır. Korkmayın, siz birçok serçeden daha değerlisiniz.
8«Size şunu söyleyeyim, insanların önünde beni açıkça kabul eden herkesi, İnsanoğlu da Tanrı'nın melekleri önünde açıkça kabul edecek. 9Ama kim beni insanlar önünde inkâr ederse, kendisi de Tanrı'nın melekleri önünde inkâr edilecek. 10İnsanoğlu'na karşı bir söz söyleyen herkes bağışlanacak. Oysa Kutsal Ruh'a küfreden bağışlanmayacaktır.
11«Sizi havra topluluklarının, yöneticilerin ve yetkililerin önüne çıkardıkları zaman, `Kendimizi neyle, nasıl savunacağız?' ya da, `Ne söyleyeceğiz?' diye kaygılanmayın. 12Kutsal Ruh o anda size ne söylemeniz gerektiğini öğretecektir.»

Zengin budala

13Kalabalığın içinden biri İsa'ya, «Öğretmenim, kardeşime söyle de mirası benimle paylaşsın» dedi.
14İsa ona şöyle dedi: «Behey adam! Kim beni üzerinizde yargıç ya da hakem yaptı?» 15Sonra onlara, «Dikkatli olun!» dedi. «Her türlü açgözlülükten sakının. Çünkü insanın yaşamı, malının çokluğundan ibaret değildir.»
16İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: «Zengin bir adamın toprakları bol ürün vermiş. 17Adam kendi kendine, `Ne yapmalıyım? Ürünlerimi koyacak yerim yok' diye düşünmüş. 18Sonra, `Şöyle yapacağım' demiş. `Ambarlarımı yıkıp daha büyüklerini yapacağım, bütün tahıllarımı ve mallarımı oraya yığacağım. 19Ve kendime, ey canım, yıllarca yetecek kadar birikmiş bol malın var. Rahatına bak, ye, iç, yaşamın tadını çıkar diyeceğim.'
20«Ama Tanrı ona, `Behey akılsız!' demiş. `Bu gece canın senden istenecek. Hazırladığın bu şeyler kime kalacak?'
21«Kendisi için servet biriktiren, ama Tanrı katında zengin olmayan kişinin sonu böyle olur.»

Kaygılanmayın

(Mat.6:25-34)

22İsa öğrencilerine şöyle dedi: «Bu nedenle size şunu söylüyorum: `Ne yiyeceğiz?' diye canınız için, ya da `Ne giyeceğiz?' diye bedeniniz için kaygılanmayın. 23Can yiyecekten, beden de giyecekten daha önemlidir. 24Kargalara bakın! Ne eker, ne biçerler; ne kilerleri, ne ambarları vardır. Tanrı yine de onları doyurur. Siz kuşlardan ne kadar daha değerlisiniz! 25Hangi biriniz kaygılanmakla ömrünü bir anlık[k] uzatabilir? 26Bu küçücük işe bile gücünüz yetmediğine göre, öbür konularda neden kaygılanıyorsunuz?
27«Zambakların nasıl büyüdüğüne bakın! Ne çalışırlar, ne de iplik eğirirler. Ama size şunu söyleyeyim, tüm görkemine rağmen Süleyman bile bunlardan biri gibi giyinmiş değildi. 28Bugün var olup yarın ocağa atılacak olan kır otunu böyle giydiren Tanrı'nın sizi de giydireceği ne kadar daha kesindir, ey imanı kıt olanlar! 29`Ne yiyeceğiz, ne içeceğiz?' diye düşünüp tasalanmayın. 30Dünya ulusları hep bu şeylerin peşinden giderler. Oysa Babanız, bunları gereksindiğinizi bilir. 31Siz O'nun egemenliğinin ardından gidin, o zaman size bunlar da verilecektir.
32«Korkma, ey küçük sürü! Çünkü Babanız, egemenliği size vermeyi uygun gördü. 33Mallarınızı satın, sadaka olarak verin. Kendinize eskimeyen keseler, göklerde tükenmeyen bir hazine edinin. Orada ne hırsız ona yaklaşır, ne de güve onu yer. 34Hazineniz neredeyse, yüreğiniz de orada olacak.

Uyanık ve hazırlıklı olun

(Mat.10:34-36; 24Mat.10:42-51; Mar.10:38; 13Mar.10:34-36)

35«Kuşaklarınız belinizde bağlı ve kandilleriniz yanar durumda hazır olun. 36Düğün şenliğinden dönecek olan efendilerinin gelip kapıyı çaldığı an kapıyı ona hemen açmaya hazır bekleyenler gibi olun. 37Efendileri geldiğinde uyanık bulunan kölelere ne mutlu! Size doğrusunu söyleyeyim, efendileri beline kuşağını bağlayacak, kölelerini sofraya oturtacak ve gelip onlara hizmet edecek. 38Efendi gecenin ister ikinci, ister üçüncü nöbetinde gelsin, uyanık bulacağı kölelere ne mutlu! 39Ama şunu bilin ki, ev sahibi, hırsızın hangi saatte geleceğini bilse, evinin soyulmasına fırsat vermez. 40Siz de hazır olun. Çünkü İnsanoğlu, ummadığınız bir saatte gelecektir.»
41Petrus, «Rab» dedi, «bu benzetmeyi bizim için mi anlatıyorsun, yoksa herkes için mi?»
42Rab da şöyle dedi: «Efendinin, uşaklarına yemek paylarını vaktinde vermek için üzerlerinde yetkili kılacağı güvenilir ve akıllı kâhya kimdir? 43Efendisi eve döndüğünde işinin başında bulacağı o köleye ne mutlu! 44Size gerçeği söyleyeyim, efendisi onu tüm malının üzerindeyetkili kılacak. 45-46Ama o köle kendi kendine, `Efendim gelmekte gecikiyor' derse ve kadın erkek diğer hizmetkârları dövmeye, yiyip içip sarhoş olmaya başlarsa, efendisi, onun beklemediği bir günde, ummadığı bir saatte gelecek, onu şiddetle cezalandıracak ve imansızlarla bir tutacaktır.
47«Efendisinin isteğini bilip de hazırlık yapmayan, onun isteğini yerine getirmeyen köle çok dayak yiyecek. 48Oysa bilmeden köteği hak eden davranışlarda bulunan, az dayak yiyecek. Kime çok verilmişse, ondan çok istenecek. Kime çok şey emanet edilmişse, kendisinden daha fazlası istenecektir.
49«Ben dünyaya ateş yağdırmaya geldim. Keşke bu ateş daha şimdiden alevlenmiş olsaydı! 50Katlanmam gereken bir vaftiz var. Bu vaftiz gerçekleşinceye dek nasıl da sıkıntı çekiyorum![l] 51Yeryüzüne barış getirmeye mi geldiğimi sanıyorsunuz? Size hayır diyorum, ben ayrılık getirmeye geldim. 52Bundan böyle bir evde beş kişi, ikiye karşı üç, üçe karşı iki bölünmüş olacak. 53Baba oğluna karşı, oğul babasına karşı, anne kızına karşı, kız annesine karşı, kaynana gelinine karşı, gelin kaynanasına karşı olacaktır.»

Belirtileri anlamak

(Mat.5:25-26; 16Mat.5:2-3)

54İsa halka şunları da söyledi: «Batıda bir bulutun yükseldiğini görünce siz hemen, `Sağanak geliyor' diyorsunuz, ve öyle oluyor. 55Yelin güneyden estiğini görünce, `Çok sıcak olacak' diyorsunuz, ve öyle oluyor. 56Sizi ikiyüzlüler! Yeryüzünün ve gökyüzünün görünümünden bir anlam çıkarabiliyorsunuz da, şimdiki vaktin anlamını nasıl oluyor da çıkaramıyorsunuz?
57«Doğru olanı neden kendiliğinizden ayırt etmiyorsunuz? 58Sizden davacı olan kişiyle birlikte yargıcın önüne çıkmak üzere daha yolda giderken onunla anlaşmak için elinizden geleni yapın. Yoksa o sizi yargıcın önüne sürükler, yargıç gardiyanın eline verir, gardiyan da sizi hapse atar. 59Size şunu söyleyeyim, son kuruşu[m] ödemedikçe oradan asla çıkamazsınız.»

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://islamadogru.yetkinforum.com
Admin
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 1335
Kayıt tarihi : 10/01/10
Yaş : 51

MesajKonu: Geri: Yeni Antlaşma   Cuma Ara. 11, 2015 9:28 pm

Luka

13. Bölüm Tövbe ediniz

O sırada bazı kişiler gelip İsa'ya bir haber getirdiler. Pilatus'un nasıl bazı Celilelileri öldürüp kanlarını kendi kestikleri kurbanların kanına kattığını anlattılar. 2İsa onlara şöyle karşılık verdi: «Böyle acı çeken bu Celilelilerin, diğer bütün Celilelilerden daha mı çok günahlı olduğunu sanıyorsunuz? 3Size hayır diyorum. Ama tövbe etmezseniz, hepiniz böyle mahvolacaksınız. 4Ya da, Şiloha'daki kule üzerlerine yıkılınca ölen o on sekiz kişinin, Kudüs'te yaşayan diğer insanların hepsinden daha mı çok suçlu olduğunu sanıyorsunuz? 5Size hayır diyorum. Ama tövbe etmezseniz, hepiniz böyle mahvolacaksınız.»

Meyve vermeyen ağaç

6İsa şu benzetmeyi anlattı: «Adamın birinin bağında dikili bir incir ağacı varmış. Adam gelip ağaçta meyve aramış, ama bulamamış. 7Bağcıya, `Bak' demiş, `ben üç yıldır gelip bu incir ağacında meyve arıyorum, bulamıyorum. Onu kes. Toprağın besinini neden boş yere tüketsin?'
8«Bağcı, `Efendim' diye karşılık vermiş, `ağacı bir yıl daha bırak, bu arada ben çevresini kazıp gübreleyeyim. 9Gelecek yıl meyve verirse, ne âlâ; yok eğer vermezse, onu kesersin.'»

Beli bükük bir kadının iyileştirilmesi

10Bir Sept günü İsa, havralardan birinde ders veriyordu. 11On sekiz yıldır içinde hastalık ruhu bulunan bir kadın da oradaydı. İki büklüm olmuş, belini hiç doğrultamıyordu. 12İsa onu görünce yanına çağırdı. «Kadın» dedi, «hastalığından kurtuldun.» 13Ellerini kadının üzerine koydu, o da hemen doğruldu ve Tanrı'yı yüceltmeye başladı.
14İsa'nın hastayı Sept günü iyileştirmesine kızan havra yöneticisi kalabalığa seslenerek, «Çalışmak için altı gün vardır» dedi. «O günler gelip iyileşin, Sept günü değil.»
15Rab ona şu karşılığı verdi: «Sizi ikiyüzlüler! Her biriniz Sept günü kendi öküzünü ya da eşeğini yemlikten çözüp suya götürmez mi? 16Buna göre, Şeytan'ın on sekiz yıldır bağlı tuttuğu, İbrahim'in bir kızı olan bu kadının da Sept günü bu bağdan çözülmesi gerekmez miydi?»
17İsa'nın bu sözleri, kendisine karşı gelenlerin hepsini utandırdı. Bütün kalabalık ise O'nun yaptığı görkemli işlerin tümünü sevinçle karşıladı.

Hardal tanesi ve maya

(Mat.13:31-33; Mar.4:30-32)

18Sonra İsa şunları söyledi: «Tanrı'nın Egemenliği neye benzer, onu neye benzeteyim? 19Tanrı'nın Egemenliği, bir adamın alıp bahçesine ektiği hardal tanesine benzer. Tane gelişip ağaç olmuş ve gökte uçan kuşlar ağacın dallarında barınmış.»
20İsa yine, «Tanrı'nın Egemenliğini neye benzeteyim?» dedi. 21«O, bir kadının alıp tüm hamuru kabartmak için üç ölçek[n] una karıştırdığı mayaya benzer.»

Dar kapı

(Mat.7:13-14,21-23)

22İsa köy kent dolaşıp ders vererek Kudüs'e doğru yol alıyordu. 23-24Biri O'na, «Rab» dedi, «kurtulanların sayısı az mı olacak?»
İsa oradakilere şöyle dedi: «Dar kapıdan girmeye gayret edin. Size şunu söyleyeyim, çok kişi içeri girmek isteyecek, ama giremeyecek. 25Ev sahibi kalkıp kapıyı kapattı mı, siz dışarıda dikilip, `Rab, kapıyı aç bize!' diyerek kapıyı vurmaya başlayacaksınız.
«O da size, `Kim olduğunuzu, nereden geldiğinizi bilmiyorum' diyekarşılık verecek.
26«Siz o zaman, `Biz senin önünde yiyip içtik, sen de bizim sokaklarımızda ders verdin' demeye başlayacaksınız.
27«O da size şöyle diyecek: `Kim olduğunuzu, nereden geldiğinizi bilmiyorum. Çekilin önümden hepiniz, ey kötülük yapanlar!'
28«İbrahim'i, İshak'ı, Yakup'u ve tüm peygamberleri Tanrı'nın Egemenliğinde, kendinizi ise dışarı atılmış gördüğünüz zaman, aranızda ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır. 29İnsanlar doğudan batıdan, kuzeyden güneyden gelecek ve Tanrı'nın Egemenliğinde sofraya oturacaklar. 30Ve işte, sonuncu olan bazıları birinci olacak, birinci olan bazıları da sonuncu olacak.»

Ey Kudüs!

(Mat.23:37-39)

31Tam o sırada bazı Ferisiler gelip İsa'ya, «Buradan ayrılıp başka yere git. Hirodes seni öldürmek istiyor» dediler.
32İsa onlara şöyle dedi: «Gidin, o tilkiye söyleyin, `Bugün ve yarın cinleri kovup hastaları iyileştireceğim ve üçüncü gün hedefime ulaşacağım.' 33Yine de bugün, yarın ve öbür gün yoluma devam etmem gerek. Çünkü bir peygamberin Kudüs'ün dışında ölmesi düşünülemez!
34«Ey Kudüs! Peygamberleri öldüren, kendisine gönderilenleri taşlayan Kudüs! Bir tavuk, civcivlerini kanatları altına nasıl toplarsa, ben de kaç kez çocuklarınızı öylece toplamak istedim, ama siz istemediniz. 35Bakın, eviniz ıssız bırakılacak! Size şunu söyleyeyim: `Rab'bin adıyla gelene övgüler olsun!' diyeceğiniz zamana dek beni bir daha görmeyeceksiniz.»

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://islamadogru.yetkinforum.com
Admin
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 1335
Kayıt tarihi : 10/01/10
Yaş : 51

MesajKonu: Geri: Yeni Antlaşma   Cuma Ara. 11, 2015 9:43 pm

Luka

14. Bölüm İsa bir Ferisi'nin evinde

Bir Sept günü İsa Ferisilerin ileri gelenlerinden birinin evine yemek yemeye gitti. Herkes O'nu dikkatle gözlüyordu. 2Önünde, vücudu su toplamış bir adam vardı. 3İsa, Kutsal Yasa uzmanlarına ve Ferisilere, «Sept günü bir hastayı iyileştirmek Kutsal Yasa'ya uygun mudur, değil midir?» diye sordu. 4Onlar ses çıkarmadılar. İsa da adamı tutup iyileştirdi, sonra onu salıverdi.
5İsa onlara şöyle dedi: «Oğlu ya da öküzü kuyuya düşen hangi biriniz, Sept günü bile olsa onu hemen oradan çıkarmaz?» 6Onlar buna hiçbir karşılık veremediler.
7-9Yemeğe çağrılanların başköşeleri seçtiğini farkeden İsa, onlara şu benzetmeyi anlattı: «Biri seni düğüne çağırdığı zaman başköşeye kurulma. Aksi halde, senden daha üstün sayılan biri çağrılmışsa, ikinizi çağıran kişi sana gelip, `Yerini bu adama ver' diyebilir. Sen de o zaman utanç içinde kalkıp en arkaya geçersin. 10Sen çağrıldığın zaman gidip en arkada otur. Öyle ki, seni çağıran gelince, `Dostum, daha öne geçmez misin?' desin. O zaman seninle birlikte sofrada oturan herkesin önünde onurlandırılmış olursun. 11Kendini yücelten herkesalçaltılacak, kendini alçaltan yüceltilecektir.»

Kimleri yemeğe çağırmalı

(Mat.22:1-10)

12İsa kendisini yemeğe çağırmış olana da şöyle dedi: «Bir öğlen ya da akşam yemeği verdiğin zaman dostlarını, kardeşlerini, akrabalarını ve zengin komşularını çağırma. Yoksa onlar da seni çağırıp karşılığını verirler. 13Ama bir ziyafet verdiğin zaman yoksulları, kötürümleri, sakatları, körleri çağır. 14Böylece mutlu olursun. Çünkü bunlar sana karşılık verecek durumda değildirler. Karşılığı sana, doğru kişiler dirildiği zaman verilecektir.»
15İsa'yla birlikte sofrada oturanlardan biri bu sözleri duyunca O'na, «Tanrı'nın Egemenliğinde yemek yiyecek olana ne mutlu!» dedi.
16İsa ona şöyle dedi: «Adamın biri büyük bir şölen hazırlayıp birçok konuk çağırmış. 17Şölen saati gelince davetlilere, `Buyurun, artık her şey hazır' diye haber vermek üzere kölesini göndermiş.
18«Ne var ki, hepsi anlaşmışçasına özür dilemeye başlamışlar. Birincisi ona, `Bir tarla satın aldım, gidip görmem gerek. Rica ederim, beni hoş gör' demiş.
19«Bir başkası, `Beş çift öküz aldım, onları denemeye gidiyorum. Rica ederim, beni hoş gör' demiş.
20«Yine bir başkası, `Yeni evlendim, bu nedenle gelemiyorum' demiş.
21«Köle geri dönüp durumu efendisine bildirmiş. Bunun üzerine ev sahibi öfkelenerek kölesine, `Çabuk ol' demiş, `çıkıp kentin caddelerini, sokaklarını dolaş; yoksul, kötürüm, kör, sakat olanları al getir.'
22«Köle, `Efendim, buyruğun yerine getirilmiştir, ama daha yer var' demiş.
23«Efendisi köleye, `Çıkıp yolları ve çit boylarını dolaş, bulduklarını gelmeye zorla da evim dolsun' demiş. 24`Size şunu söyleyeyim, ilk çağrılan o adamlardan hiçbiri benim yemeğimden tatmayacaktır.'»

İsa'nın öğrencileri

(Mat.10:37-38)

25-26Kalabalık halk toplulukları İsa'yla birlikte yol alıyordu. İsa dönüp onlara şöyle dedi: «Biri bana gelip de babasını, annesini, karısını, çocuklarını, kardeşlerini, hatta kendi canını bile gözden çıkarmazsa[o], benim öğrencim olamaz. 27Çarmıhını yüklenip ardımdan gelmeyen, benim öğrencim olamaz.
28«Aranızdan biri bir kule yapmak isterse, bunu tamamlayacak kadar parası var mı yok mu diye önce oturup yapacağı masrafı hesap etmez mi? 29-30Çünkü temel atıp da işi bitiremezse, durumu gören herkes, `Bu adam inşaata başladı, ama bitiremedi' diyerek onunla eğlenmeye başlar.
31«Ya da başka bir kralla savaşmaya gidecek olan hangi kral, üzerine yirmi bin askerle yürüyen düşmana on bin askerle karşı koyabilir miyim diye önce oturup bir değerlendirme yapmaz? 32Eğer karşı koyamayacaksa, öbürü henüz uzaktayken elçiler gönderip barış koşullarını ister.33Aynı şekilde sizden kim varını yoğunu gözden çıkarmazsa, benim öğrencim olamaz.
34«Tuz yararlıdır. Ama tuz tadını yitirirse, tuzluluğunu tekrar nasıl kazanabilir? 35Ne toprağa, ne de gübreye yarar; onu çöpe atarlar. İşitecek kulağı olan işitsin.»

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://islamadogru.yetkinforum.com
Admin
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 1335
Kayıt tarihi : 10/01/10
Yaş : 51

MesajKonu: Geri: Yeni Antlaşma   Cuma Ara. 11, 2015 10:00 pm

uka

15. Bölüm Kaybolan koyun benzetmesi

(Mat.18:12-14)

1Bütün vergi görevlileriyle günahkârlar İsa'yı dinlemek için O'na akın ediyordu. 2Ferisilerle din bilginleri ise, «Bu adam günahkârları kabul ediyor, onlarla birlikte yemek yiyor» diye söyleniyorlardı.
3-4Bunun üzerine İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: «Sizlerden birinin yüz koyunu olsa ve bunlardan bir tanesini kaybetse, doksan dokuzu bozkırda bırakarak kaybolanı bulana dek onun ardına düşmez mi? 5-6Onu bulunca da sevinç içinde omuzlarına alır, evine döner; arkadaşlarını, komşularını çağırıp onlara, `Benimle birlikte sevinin, kaybolan koyunumu buldum!' der. 7Size şunu söyleyeyim, aynı şekilde gökte, tövbe eden tek bir günahkâr için, tövbeyi gereksinmeyen doksan dokuz doğru kişi için duyulandan daha büyük sevinç duyulacaktır.

Kaybolan para benzetmesi

8«Ya da on gümüş parası olan bir kadın bunlardan bir tanesini kaybetse, kandil yakıp evi süpürerek parayı bulana dek her tarafı dikkatle aramaz mı? 9Parayı bulunca da arkadaşlarını, komşularını çağırıp, `Benimle birlikte sevinin, kaybettiğim parayı buldum!' der. 10Size şunu söyleyeyim, aynı şekilde Tanrı'nın melekleri de tövbe eden bir tek günahkâr için sevinç duyacaklar.»

Kaybolan oğul benzetmesi

11İsa, «Bir adamın iki oğlu varmış» dedi. 12«Bunlardan küçüğü babasına, `Baba' demiş, `malından payıma düşeni ver bana.' Baba da servetini iki oğlu arasında paylaştırmış.
13«Bundan birkaç gün sonra küçük oğul her şeyini toplayıp uzak bir ülkeye gitmiş. Orada sefahat içinde bir yaşam sürerek varını yoğunu çarçur etmiş. 14Delikanlı her şeyini harcadıktan sonra, o ülkede şiddetli bir kıtlık baş göstermiş ve o da yokluk çekmeye başlamış. 15Bunun üzerine gidip o ülkenin vatandaşlarından birinin hizmetine girmiş. Adam onu, domuz gütmek üzere otlaklarına yollamış. 16Delikanlı, domuzların yediği keçiboynuzlarıyla karnını doyurmaya can atıyormuş. Ama hiç kimse ona bir şey vermemiş.
17«Aklı başına gelince şöyle demiş: `Babamın nice işçisinin fazlasıyla yiyeceği var, bense burada açlıktan ölüyorum. 18Kalkıp babamın yanına döneceğim ve ona, Baba diyeceğim, Tanrı'ya[p] ve sana karşı günah işledim. 19Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layıkdeğilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.'
20«Böylece kalkıp babasının yanına dönmüş. Kendisi daha uzaktayken babası onu görmüş, ona acımış, koşup boynuna sarılmış ve onu öpmüş. 21Oğlu ona, `Baba' demiş, `Tanrı'ya[r] ve sana karşı günah işledim. Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim.'
22«Babası ise kölelerine, `Çabuk, en iyi kaftanı getirip ona giydirin!' demiş. `Parmağına bir yüzük takın, ayaklarına çarık giydirin! 23Besili danayı getirip kesin, yiyelim ve eğlenelim. 24Çünkü benim bu oğlum ölmüştü, yaşama döndü; kaybolmuştu, bulundu.' Böylece eğlenmeye başlamışlar.
25«Babanın büyük oğlu ise tarladaymış. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duymuş. 26Uşaklardan birini yanına çağırıp, `Ne oluyor?' diye sormuş.
27«O da ona, `Kardeşin geldi, baban da ona sağ salim kavuştuğu için besili danayı kesti' demiş.
28-29«Büyük oğul öfkelenmiş, içeri girmek istememiş. Babası dışarı çıkıp ona yalvarmış. Ama o, babasına şöyle cevap vermiş: `Bak, bunca yıl senin için köle gibi çalıştım, hiçbir zaman buyruğundan çıkmadım. Ne var ki sen bana, arkadaşlarımla eğleneyim diye hiçbir zaman bir oğlak bile vermedin. 30Oysa senin malını fahişelerle yiyen şu oğlun eve dönünce, onun için besili danayı kestin.'
31«Babası ona, `Oğlum, sen her zaman benim yanımdasın, neyim varsa senindir' demiş. 32`Ama sevinip eğlenmek gerekiyordu. Çünkü bu kardeşin ölmüştü, yaşama döndü; kaybolmuştu, bulundu!'»

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://islamadogru.yetkinforum.com
Admin
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 1335
Kayıt tarihi : 10/01/10
Yaş : 51

MesajKonu: Geri: Yeni Antlaşma   Cuma Ara. 11, 2015 10:00 pm

Luka

16. Bölüm Kurnaz kâhya

İsa öğrencilerine şunları da anlattı: «Zengin bir adamın bir kâhyası varmış. Kâhya, efendisinin mallarını çarçur ediyor diye efendisine ihbar edilmiş. 2Efendisi kâhyayı çağırıp ona, `Nedir bu senin hakkında duyduklarım? Kâhyalığının hesabını ver. Çünkü sen artık kâhyalık edemezsin' demiş.
3«Kâhya kendi kendine, `Ne yapacağım ben?' demiş. `Efendim kâhyalığı elimden alıyor. Toprak kazmaya gücüm yetmez, dilenmekten utanırım. 4Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.'
5«Böylelikle efendisine borcu olanların hepsini tek tek yanına çağırmış. Birincisine, `Efendime ne kadar borcun var?' demiş.
6«Adam, `Yüz ölçek[s] zeytinyağı' karşılığını vermiş.
«Kâhya ona, `Borç senedini al ve hemen otur, elli ölçek diye yaz' demiş.
7«Sonra bir başkasına, `Senin borcun ne kadar?' demiş.
«`Yüz ölçek[ş] buğday' demiş öteki.
«Ona da, `Borç senedini al, seksen ölçek diye yaz' demiş.
8«Efendisi de, dürüst olmayan kâhyayı, akıllıca davrandığı için övmüş. Gerçekten bu çağın insanları, kendilerine benzer kişilerle ilişkilerinde, ışıkta yürüyenlerden[t] daha akıllı oluyorlar. 9Size şunusöyleyeyim, dünyanın aldatıcı servetini[] kendinize dost edinmek için kullanın ki, bu servet yok olunca sizi sonsuza dek kalacak konutlara kabul etsinler.

Servet ve güvenilirlik

10«Küçücük bir işte güvenilir olan kişi, büyük işte de güvenilir olur. Küçücük bir işte dürüst olmayan kişi, büyük işte de dürüst olmaz. 11Dünyanın aldatıcı serveti konusunda güvenilir değilseniz, gerçek serveti size kim emanet eder? 12Başkasının malı konusunda güvenilir değilseniz, kendi malınız olmak üzere size kim bir şey verir?
13«Hiçbir uşak iki efendiye kulluk edemez. Ya birinden nefret edip öbürünü sever, ya da birine bağlanıp öbürünü hor görür. Siz hem Tanrı'ya, hem paraya[u] kulluk edemezsiniz.»
14Parayı seven Ferisiler bütün bu sözleri duyunca İsa'yla alay etmeye başladılar. 15O da onlara şöyle dedi: «Siz insanlar önünde kendinizi temize çıkarıyorsunuz, ama Tanrı yüreğinizi biliyor. İnsanların gururlandıkları ne varsa, Tanrı'ya iğrenç gelir.
16«Kutsal Yasa ve peygamberlerin devri Yahya'nın zamanına dek sürdü. O zamandan bu yana Tanrı'nın Egemenliği müjdeleniyor ve herkes oraya zorla girmeye çalışıyor. 17Göğün ve yerin ortadan kalkması, Kutsal Yasa'nın ufacık bir noktasının yok olmasından daha kolaydır.
18«Karısını boşayıp başkasıyla evlenen her adam zina etmiş olur. Kocasından boşanmış bir kadınla evlenen de zina etmiş olur.

Dilenci ile zengin adam

19«Zengin bir adam varmış. Mor renkli ve ince ketenden giysiler giyer, bolluk içinde her gün eğlenirmiş. 20-21Buna karşılık, her tarafı yara içinde olup bu zenginin kapısının önüne bırakılan Lazar adında yoksul bir adam, zenginin sofrasından düşen kırıntılarla karnını doyurmaya can atarmış. Bir yandan da köpekler gelip onun yaralarını yalarmış.
22«Bir gün yoksul adam ölmüş, melekler onu alıp İbrahim'in yanına götürmüşler. Sonra zengin adam da ölmüş ve gömülmüş. 23Ölüler diyarında ıstırap çeken zengin adam başını kaldırıp uzakta İbrahim'i ve onun yanında Lazar'ı görmüş. 24`Ey babamız İbrahim, acı bana!' diye seslenmiş. `Lazar'ı gönder de parmağının ucunu suya batırıp dilimi serinletsin. Bu alevlerin içinde azap çekiyorum.'
25«İbrahim, `Oğlum' demiş, `yaşamın boyunca senin iyilik payını, Lazar'ın da kötülük payını aldığını unutma. Şimdiyse o burada teselli ediliyor, sen de azap çekiyorsun. 26Üstelik, sizinle bizim aramıza öyle büyük bir uçurum yerleştirilmiştir ki, ne buradan size geçmek isteyenler geçebilir, ne de oradan kimse bize geçebilir.'
27«Zengin adam şöyle demiş: `Öyleyse baba, sana rica ederim, Lazar'ı babamın evine gönder. 28Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.'
29«İbrahim, `Onlarda Musa'nın ve peygamberlerin sözleri var, onları dinlesinler' demiş.
30«Zengin adam, `Hayır, İbrahim baba, dinlemezler!' demiş. `Ancak ölüler arasından biri onlara giderse, tövbe ederler.'
31«İbrahim ona, `Eğer Musa ile peygamberleri dinlemezlerse, ölüler arasından biri dirilse bile ikna olmazlar' demiş.»

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://islamadogru.yetkinforum.com
Admin
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 1335
Kayıt tarihi : 10/01/10
Yaş : 51

MesajKonu: Geri: Yeni Antlaşma   Cuma Ara. 11, 2015 10:01 pm

Luka

17. Bölüm Günah, iman ve görev

(Mat.18:6-7; Mar.9:42)

İsa öğrencilerine şöyle dedi: «İnsanı günaha düşüren tuzakların olması kaçınılmazdır. Ama bu tuzaklara aracılık eden kişinin vay haline! 2Böyle bir kişi bu küçüklerden birini günaha düşüreceğine, boynuna bir değirmen taşı geçirilip denize atılsa, kendisi için daha iyi olur. 3Yaşayışınıza dikkat edin! Kardeşiniz günah işlerse, onu azarlayın; tövbe ederse, bağışlayın. 4Günde yedi kez size karşı günah işler ve yedi kez size geri gelip, `Tövbe ediyorum' derse, onu bağışlayın.»
5Elçiler Rab'be, «İmanımızı artır!» dediler.
6Rab şöyle dedi: «Bir hardal tanesi kadar imanınız olsa, şu dut ağacına, `Kökünden sökül ve denizin içine dikil' dersiniz, o da sözünüzü dinler.
7«Hanginizin çift süren ya da çobanlık eden bir kölesi olur da, tarladan dönüşünde ona, `Çabuk gel, sofraya otur' der? 8Tersine ona, `Yemeğimi hazırla, kuşağını bağla ve ben yiyip içerken bana hizmet et. Ondan sonra da sen yiyip içersin' demez mi? 9Verdiği buyrukları yerine getirdi diye köleye teşekkür eder mi hiç? 10Siz de böylece, size verilen buyrukların hepsini yerine getirdikten sonra, `Biz değersiz kullarız; sadece yapmamız gerekeni yaptık' deyin.»

On cüzamlı

11Kudüs'e doğru yoluna devam eden İsa, Samiriye ile Celile arasındaki sınır bölgesinden geçiyordu. 12-13Köyün birine girerken O'nu cüzamlı on adam karşıladı. Bunlar uzakta durarak, «İsa, Efendimiz, halimize acı!» diye seslendiler.
14İsa onları görünce, «Gidin, kâhinlere görünün» dedi. Adamlar yolda giderken cüzamdan temizlendiler. 15-16Onlardan biri, iyileştiğini görünce yüksek sesle Tanrı'yı yücelterek geri döndü, yüzüstü İsa'nın ayaklarına kapanıp O'na teşekkür etti. Bu adam Samiriyeliydi.
17İsa, «İyileşenler on kişi değil miydi?» diye sordu. «Diğer dokuzu nerede? 18Tanrı'yı yüceltmek için bu yabancıdan başka geri dönen olmadı mı?» 19Sonra adama, «Ayağa kalk, git» dedi. «İmanın seni kurtardı.»

Tanrı'nın Egemenliği ne zaman gelecek?

(Mat.24:23-28,37-41)

20Ferisiler İsa'ya, «Tanrı'nın Egemenliği ne zaman gelecek?» diyesordular.
İsa onlara şöyle cevap verdi: «Tanrı'nın Egemenliği göze görünür bir şekilde gelmez. 21İnsanlar da, `İşte burada' ya da, `İşte şurada' demeyecekler. Çünkü Tanrı'nın Egemenliği içinizdedir.»
22İsa öğrencilerine şöyle dedi: «Öyle günler gelecek ki, siz İnsanoğlu'nun günlerinden birini görmeyi özleyeceksiniz, ama görmeyeceksiniz. 23İnsanlar size, `İşte orada', `İşte burada' diyecekler. Gitmeyin, onların arkasından koşmayın. 24Şimşek çakıp göğü bir ucundan öbür ucuna dek nasıl aydınlatırsa, İnsanoğlu kendi gününde öyle olacaktır. 25Ama önce O'nun çok acı çekmesi ve bu kuşak tarafından reddedilmesi gerekir.
26«Nuh'un günlerinde nasıl olduysa, İnsanoğlu'nun günlerinde de öyle olacak. 27Nuh'un gemiye bindiği güne dek insanlar yiyip içiyor, evlenip evlendiriliyorlardı. Sonra tufan gelip hepsini yok etti. 28Lut'un günlerinde de durum aynıydı. İnsanlar yiyip içiyor, alıp satıyor, tohum ekiyor, ev yapıyorlardı. 29Ama Lut'un Sodom'dan ayrıldığı gün gökten ateşle kükürt yağdı ve hepsini yok etti.
30«İnsanoğlu'nun ortaya çıkacağı gün durum aynı olacaktır. 31O gün damda olan, evdeki eşyalarını almak için aşağı inmesin. Tarlada olan da geri dönmesin. 32Lut'un karısını hatırlayın! 33Canını esirgemek isteyen onu yitirecek. Canını yitiren ise onu yaşatacaktır. 34Size şunu söyleyeyim, o gece aynı yatakta olan iki kişiden biri alınacak, öbürü bırakılacak. 35-36Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.»[ü]
37Onlar İsa'ya, «Bu olaylar nerede olacak, Rab?» diye sordular.
O da onlara, «Leş neredeyse, akbabalar da oraya üşüşecek» dedi.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://islamadogru.yetkinforum.com
Admin
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 1335
Kayıt tarihi : 10/01/10
Yaş : 51

MesajKonu: Geri: Yeni Antlaşma   Cuma Ara. 11, 2015 10:01 pm

Luka

18. Bölüm Sürekli dua

1-2İsa öğrencilerine, hiç usanmadan, her zaman dua etmeleri gerektiğini belirten şu benzetmeyi anlattı: «Kentin birinde Tanrı'dan korkmayan, insana saygı duymayan bir yargıç varmış. 3Yine o kentte bir dul kadın varmış. Yargıca sürekli gidip, `Davacı olduğum kişiden hakkımı al' diyormuş.
4-5«Yargıç bir süre ilgisiz kalmış. Ama sonunda kendi kendine, `Ben her ne kadar Tanrı'dan korkmaz, insana saygı duymazsam da, bu dul kadın beni rahatsız ettiği için onun hakkını alacağım. Yoksa tekrar tekrar gelip beni canımdan bezdirecek' demiş.»
6Rab şöyle devam etti: «Adaletsiz yargıcın ne söylediğini duydunuz. 7Tanrı da, gece gündüz kendisine yakaran seçilmişlerinin hakkını almayacak mı? Onları çok bekletecek mi? 8Size şunu söyleyeyim, onların hakkını tez alacaktır. Ama İnsanoğlu geldiği zaman acaba yeryüzünde iman bulacak mı?»

Ferisi ve vergi görevlisi

9-10Kendi doğruluklarına güvenip başkalarına tepeden bakan bazıkişilere İsa şu benzetmeyi anlattı: «Biri Ferisi, öbürü vergi görevlisi iki kişi dua etmek üzere tapınağa çıkmış. 11Ferisi ayakta dikilip kendi kendine şöyle dua etmiş: `Tanrım, diğer insanlar gibi soyguncu, hak yiyici ve zina edici olmadığım için, hatta şu vergi görevlisi gibi olmadığım için sana şükrederim. 12Haftada iki gün oruç tutuyor, bütün kazancımın ondalığını veriyorum.'
13«Vergi görevlisi ise uzakta durmuş, gözlerini göğe doğru kaldırmak bile istemiyor, ancak göğsünü döverek, `Tanrım, ben günahkâra merhamet et' diyormuş.
14«Size şunu söyleyeyim, Ferisi'den çok, bu adam aklanmış olarak evine dönmüş. Çünkü kendini yücelten herkes alçaltılacak, kendini alçaltan ise yüceltilecektir.»

İsa küçük çocukları kutsuyor

(Mat.19:13-15; Mar.10:13-16)

15Bazıları bebekleri bile İsa'ya getiriyor, onlara dokunmasını istiyorlardı. Bunu gören öğrenciler onları azarladılar. 16Ama İsa çocukları yanına çağırarak, «Bırakın, çocuklar bana gelsin, onlara engel olmayın!» dedi. «Çünkü Tanrı'nın Egemenliği böylelerinindir. 17Size doğrusunu söyleyeyim, Tanrı'nın Egemenliğini bir çocuk gibi kabul etmeyen, bu egemenliğe asla giremez.»

Zenginlik ve sonsuz yaşam

(Mat.19:16-30; Mar.10:17-31)

18İleri gelenlerden biri İsa'ya, «İyi öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için ne yapmalıyım?» diye sordu.
19İsa ona, «Bana neden iyi diyorsun?» dedi. «İyi olan tek biri var, O da Tanrı'dır. 20O'nun buyruklarını biliyorsun: `Zina etme, adam öldürme, hırsızlık yapma, yalan yere tanıklık etme, annene babana saygı göster.'»
21«Bunların hepsini gençliğimden beri yerine getiriyorum» dedi adam.
22İsa bunu duyunca ona, «Hâlâ bir eksiğin var» dedi. «Neyin varsa hepsini sat, parasını yoksullara dağıt; böylece göklerde hazinen olur. Sonra gel, beni izle.»
23Adam bu sözleri duyunca çok üzüldü. Çünkü son derece zengindi. 24Onun üzüntüsünü gören İsa, «Varlıklı kişilerin Tanrı Egemenliğine girmesi ne kadar güç!» dedi. 25«Nitekim devenin iğne deliğinden geçmesi, zenginin Tanrı Egemenliğine girmesinden daha kolaydır.»
26Bunu işitenler, «Öyleyse kim kurtulabilir?» dediler.
27İsa, «İnsanlar için imkânsız olan, Tanrı için mümkündür» dedi.
28Petrus, «Bak, biz her şeyimizi bırakıp senin ardından geldik» dedi.
29-30İsa onlara şöyle dedi: «Size doğrusunu söyleyeyim, Tanrı'nın Egemenliği uğruna evini, karısını, kardeşlerini, anne babasını ya da çocuklarını bırakıp da bu çağda bunların kat kat fazlasına ve gelecek çağda sonsuz yaşama kavuşmayacak hiç kimse yoktur.»

İsa, ölüp dirileceğini üçüncü kez bildiriyor

(Mat.20:17-19; Mar.10:32-34)

31İsa, Onikileri bir yana çekip onlara şöyle dedi: «Şimdi Kudüs'e gidiyoruz. Peygamberlerin İnsanoğlu'yla ilgili yazdıklarının tümü yerine gelecektir. 32-33O, diğer uluslara teslim edilecek. O'nunla alay edecek, O'na hakaret edecekler; üzerine tükürecek ve O'nu kamçılayıp öldürecekler. Ne var ki O, üçüncü gün dirilecek.»
34Öğrenciler bu sözlerden hiçbir şey anlamadılar. Bu sözlerin anlamı onlardan gizlenmişti ve anlatılanları kavrayamıyorlardı.

Bir körün gözleri açılıyor

(Mat.20:29-34; Mar.10:46-52)

35İsa Eriha'ya yaklaşırken kör bir adam yol kenarında oturmuş dileniyordu. 36Adam oradan geçen kalabalığı duyunca, «Ne oluyor?» diye sordu.
37Ona, «Nasıralı İsa geçiyor» diye açıklamada bulundular.
38O da, «Ey Davut Oğlu İsa, halime acı!» diye bağırdı. 39Önden gidenler onu azarlayarak susturmak istedilerse de o, «Ey Davut Oğlu, halime acı!» diyerek daha çok bağırdı.
40-41İsa durdu, adamın kendisine getirilmesini buyurdu. Adam yaklaşınca İsa ona, «Senin için ne yapmamı istiyorsun?» diye sordu.
O da, «Rab, gözlerim görsün» dedi.
42İsa ona, «Gözlerin görsün» dedi. «İmanın seni kurtardı.» 43Adam o anda yeniden görmeye başladı ve Tanrı'yı yücelterek İsa'nın ardından gitti. Bunu gören bütün halk Tanrı'ya övgüler sundu.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://islamadogru.yetkinforum.com
Admin
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 1335
Kayıt tarihi : 10/01/10
Yaş : 51

MesajKonu: Geri: Yeni Antlaşma   Cuma Ara. 11, 2015 10:01 pm

Luka

19. Bölüm İsa ile Zakay

İsa Eriha'ya girmiş kentin içinden geçiyordu. 2Orada vergi görevlilerinin başı olan, Zakay adında zengin bir adam vardı. 3İsa'nın kim olduğunu görmek istiyor, ama boyu kısa olduğu için kalabalıktan ötürü göremiyordu. 4İsa'yı görebilmek için ileriye koşup bir yabani incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.
5İsa oraya varınca yukarı bakıp ona, «Zakay, çabuk aşağı in!» dedi. «Bugün senin evinde kalmam gerek.» 6Zakay hızla aşağı indi ve sevinç içinde İsa'yı evine buyur etti.
7Bunu görenlerin hepsi söylenmeye başladı: «Gidip günahkâr birine konuk oldu!» dediler.
8Zakay ayağa kalkıp Rab'be şöyle dedi: «Rab, işte malımın yarısını yoksullara veriyorum. Bir kimseden haksızlıkla bir şey aldımsa, dört katını geri vereceğim.»
9İsa dedi ki, «Bu ev bugün kurtuluşa kavuştu. Çünkü bu adam da İbrahim'in bir oğludur. 10Nitekim İnsanoğlu, kaybolmuş olanı arayıp kurtarmak için geldi.»

Güvenilirlik sınavı

(Mat.25:14-30)

11Oradakiler bu sözleri dinlerken İsa konuşmasını bir benzetmeyle sürdürdü. Çünkü Kudüs'e yaklaşmıştı ve onlar, Tanrı'nın Egemenliğinin hemen ortaya çıkacağını sanıyorlardı. 12Bu nedenle İsa şöyle dedi: «Soylu bir adam, kral atanıp dönmek üzere uzak bir ülkeye gitmiş. 13Gitmeden önce kölelerinden onunu çağırıp onlara birer mina vermiş. `Ben dönünceye dek bu paraları işletin' demiş.
14«Ne var ki, ülkesinin halkı adamdan nefret ediyormuş. Arkasından temsilciler göndererek, `Bu adamın üzerimize kral olmasını istemiyoruz' diye haber iletmişler.
15«Adam kral atanmış olarak geri döndüğünde, parayı vermiş olduğu köleleri çağırtıp ne kazandıklarını öğrenmek istemiş. 16Birincisi gelmiş, `Efendimiz' demiş, `senin bir minan on mina daha kazandı.'
17«Efendisi ona, `Aferin, iyi köle!' demiş. `Küçücük bir işte güvenilir olduğunu gösterdiğin için sen on kent üzerinde yetkili olacaksın.'
18«İkincisi gelip, `Efendimiz, senin bir minan beş mina daha kazandı' demiş.
19«Efendisi ona da, `Sen beş kent üzerinde yetkili olacaksın' demiş.
20«Bir diğeri gelmiş, `Efendimiz' demiş, `işte senin minan! Onu bir mendile sarıp sakladım. 21Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.'
22«Efendisi ona, `Ey kötü köle, seni kendi ağzından çıkan sözle yargılayacağım' demiş. `Kendinden koymadığını alan, ekmediğini biçen sert bir adam olduğumu biliyordun ha? 23Öyleyse neden paramı faizcilere vermedin? Ben de geldiğimde onu faiziyle geri alırdım.'
24«Sonra çevrede duranlara, `Elindeki minayı alın, on minası olana verin' demiş.
25«Ona, `Efendimiz' demişler, `onun zaten on minası var!'
26«O da, `Size şunu söyleyeyim, kimde varsa ona daha çok verilecek. Ama kimde yoksa, kendisinde olan da elinden alınacak' demiş. 27`Beni kral olarak istemeyen o düşmanlarıma gelince, onları buraya getirin ve gözümün önünde kılıçtan geçirin!'»

İsa'nın Kudüs'e girişi

(Mat.21:1-11; Mar.11:1-11; Yu.12:12-19)

28İsa, bu sözleri söyledikten sonra önden yürüyerek Kudüs'e doğru ilerledi. 29-30Zeytin dağının yamacında bulunan Beytfacı ile Beytanya'ya yaklaştığında öğrencilerinden ikisini şu sözlerle köye gönderdi: «Karşıdaki köye gidin. Köye girince, üzerine daha hiç kimsenin binmediği, bağlı duran bir sıpa bulacaksınız. Onu çözüp bana getirin. 31Biri size, `Onu niçin çözüyorsunuz?' diye sorarsa, `Rab'bin ona ihtiyacı var' dersiniz.»
32Gönderilen öğrenciler gittiler, her şeyi İsa'nın kendilerine anlattığı gibi buldular. 33Sıpayı çözerlerken hayvanın sahipleri onlara, «Sıpayı niye çözüyorsunuz?» dediler.
34Onlar da, «Rab'bin ona ihtiyacı var» karşılığını verdiler.
35Sıpayı İsa'ya getirdiler, üzerine kendi giysilerini atarak İsa'yıüstüne bindirdiler. 36İsa ilerlerken halk, giysilerini yola seriyordu. 37İsa Zeytin dağından aşağı inen yola yaklaştığı sırada, öğrencilerinden oluşan kalabalığın tümü, görmüş oldukları bütün mucizelerden ötürü, sevinç içinde yüksek sesle Tanrı'yı övmeye başladılar.

38«Rab'bin adıyla gelen Kral'a övgüler olsun!
Gökte esenlik, en yücelerde yücelik olsun!» diyorlardı.

39Kalabalığın içinden bazı Ferisiler O'na, «Öğretmen, öğrencilerini sustur!» dediler.
40İsa, «Size şunu söyleyeyim, bunlar susacak olsa, taşlar bağıracaktır!» diye karşılık verdi.

İsa, Kudüs için ağlıyor

41İsa Kudüs'e yaklaşıp kenti görünce orası için ağladı. 42«Keşke bugün sen de esenliğe giden yolu bilseydin» dedi. «Ama bu şimdi senin gözlerinden gizlenmiştir. 43Senin için öyle günler gelecek ki, düşmanların seni setlerle çevirecek, kuşatıp her yandan sıkıştıracaklar. 44Seni ve sende oturan çocuklarını yere çalacak, sende taş üstünde taş bırakmayacaklar. Çünkü Tanrı'nın senin yardımına geldiği zamanı farketmedin.»

İsa satıcıları tapınaktan kovuyor

(Mat.21:12-17; Mar.11:15-19; Yu.2:12-22)

45Sonra İsa tapınağın avlusuna girerek satıcıları dışarı kovmaya başladı. 46Onlara, «`Benim evim dua evi olacak' diye yazılmıştır. Ama siz burayı haydut inine çevirdiniz» dedi.
47-48İsa her gün tapınakta ders veriyordu. Başkâhinler, din bilginleri ve halkın ileri gelenleri ise O'nu yok etmek istiyor, ama bunu nasıl yapacaklarını kestiremiyorlardı. Çünkü bütün halk O'nu can kulağıyla dinliyordu.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://islamadogru.yetkinforum.com
Admin
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 1335
Kayıt tarihi : 10/01/10
Yaş : 51

MesajKonu: Geri: Yeni Antlaşma   Cuma Ara. 11, 2015 10:19 pm

uka

20. Bölüm İsa'nın yetkisi

(Mat.21:23-27; Mar.11:27-33)

O günlerden birinde, İsa tapınakta halka ders verip Müjde'yi duyururken, başkâhinler ve din bilginleri, ihtiyarlarla birlikte çıkageldiler. 2O'na, «Söyle bize, bunları hangi yetkiyle yapıyorsun? Bu yetkiyi sana kim verdi?» diye sordular.
3-4İsa onlara şu karşılığı verdi: «Ben de size bir soru soracağım. Söyleyin bana, Yahya'nın vaftiz etme yetkisi Tanrı'dan[v] mıydı, insanlardan mıydı?»
5Bunu aralarında şöyle tartıştılar: «`Tanrı'dan' dersek, `Ona niçin inanmadınız?' diyecek. 6Yok eğer `İnsanlardan' dersek, bütün halk bizitaşa tutacak. Çünkü Yahya'nın peygamber olduğuna inanmışlardır.»
7Sonunda, «Nereden olduğunu bilmiyoruz» cevabını verdiler.
8İsa da onlara, «Ben de size bunları hangi yetkiyle yaptığımı söylemeyeceğim» dedi.

Bağ kiracıları benzetmesi

(Mat.21:33-46; Mar.12:1-12)

9İsa sözüne devam ederek halka şu benzetmeyi anlattı: «Adamın biri bağ dikmiş ve bunu bağcılara kiralayıp uzun bir süre için yolculuğa çıkmış. 10Mevsimi gelince, bağın ürününden kendisine düşen payı vermeleri için bağcılara bir köle yollamış. Ama bağcılar köleyi dövmüş ve eli boş göndermişler. 11Bağ sahibi başka bir köle daha yollamış. Bağcılar onu da dövüp aşağılamış ve eli boş göndermişler. 12Adam bir üçüncüsünü yollamış, bağcılar onu da yaralayıp kovmuşlar.
13«Bağın sahibi, `Ne yapsam ki?' demiş. `Sevgili oğlumu göndereyim. Belki onu sayarlar.'
14«Ama bağcılar onu görünce aralarında şöyle konuşmuşlar: `Mirasçı bu; onu öldürelim de miras bize kalsın.' 15Böylece, onu bağdan dışarı atıp öldürmüşler.
«Bu durumda bağın sahibi onlara ne yapacak? 16Gelip o bağcıları yok edecek, bağı da başkalarına verecek.»
Halk bunu duyunca, «Tanrı korusun!» dedi.
17İsa gözlerini onlara dikip şöyle dedi: «Öyleyse Kutsal Yazılardaki şu sözün anlamı nedir?

`Yapıcıların reddettiği taş,
işte köşenin baş taşı oldu.'

18O taşın üzerine düşen herkes paramparça olacak, taş da kimin üzerine düşerse onu ezip toz edecek.»
19İsa'nın bu benzetmeyi kendilerine karşı anlattığını farkeden din bilginleriyle başkâhinler O'nu o anda yakalamak istediler, ama halkın tepkisinden korktular.

Sezar'ın hakkı Sezar'a

(Mat.22:15-22; Mar.12:13-17)

20İsa'yı dikkatle gözlüyorlardı. O'na, kendilerine doğru kişiler süsü veren muhbirler gönderdiler. O'nu, söyleyeceği bir sözle tuzağa düşürmek ve böylelikle valinin yetki ve yargısına teslim etmek istiyorlardı. 21-22Muhbirler O'na, «Öğretmenimiz, senin doğru olanı söyleyip öğrettiğini, insanlar arasında ayrım yapmaksızın Tanrı yolunu dürüstçe öğrettiğini biliyoruz. Sezar'a vergi vermemiz Kutsal Yasa'ya uygun mu, değil mi?» diye sordular.
23-24Onların hilesini anlayan İsa onlara, «Bana bir dinar gösterin» dedi. «Üzerindeki resim ve yazı kimin?»
«Sezar'ın» dediler.
25O da onlara, «Öyleyse Sezar'ın hakkını Sezar'a, Tanrı'nın hakkını da Tanrı'ya verin» dedi.
26Onlar İsa'yı, halkın önünde söylediği sözlerle tuzağa düşüremediler. Verdiği cevaba şaşarak susup kaldılar.

Dirilişle ilgili soru

(Mat.22:23-33; Mar.12:18-27)

27-28Ölümden sonra diriliş olmadığını söyleyen Sadukilerden bazıları İsa'ya gelip şunu sordular: «Öğretmenimiz, Musa yazılarında bize şöyle buyurmuştur: `Eğer bir adamın evli olan kardeşi çocuksuz ölürse, o adam ölenin karısını alıp soyunu sürdürsün.' 29Yedi kardeş vardı. Birincisi kendine bir eş aldı, ama çocuksuz öldü. 30-31İkincisi de, üçüncüsü de kadını aldı; böylece kardeşlerin yedisi de çocuk bırakmadan öldü. 32Son olarak kadın da öldü. 33Buna göre, diriliş günü kadın bunlardan hangisinin karısı olacak? Çünkü yedisi de onunla evlendi.»
34İsa onlara şöyle dedi: «Bu çağın insanları evlenip evlendirilirler. 35Ama gelecek çağa ve ölülerin dirilişine erişmeye layık görülenler ne evlenir, ne evlendirilir. 36Bir daha ölmeleri de söz konusu değildir. Çünkü meleklere benzerler ve dirilişin çocukları olarak Tanrı'nın çocuklarıdırlar. 37Musa bile alevlenen çalıyla ilgili bölümde Rab için, `İbrahim'in Tanrısı, İshak'ın Tanrısı ve Yakup'un Tanrısı' deyimini kullanarak ölülerin dirileceğine işaret etmişti. 38Tanrı ölülerin değil, yaşayanların Tanrısıdır. Çünkü O'na göre bütün insanlar yaşamaktadır.»
39-40Artık O'na başka soru sormaya cesaret edemeyen din bilginlerinden bazıları, «Öğretmenimiz, güzel konuştun» dediler.

Mesih kimin oğlu?

(Mat.22:41-46; Mar.12:35-37)

41İsa onlara şöyle dedi: «Nasıl oluyor da, `Mesih Davut'un Oğludur' diyorlar? 42-43Çünkü Davut'un kendisi Mezmurlar kitabında şöyle diyor:

`Rab Rabbime dedi ki,
Ben düşmanlarını
senin ayaklarının altına serinceye dek[y]
sağımda otur.'

44Davut O'ndan `Rab' diye söz ettiğine göre, O nasıl Davut'un Oğlu olur?»
45-46Bütün halk dinlerken İsa öğrencilerine şöyle dedi: «Uzun kaftanlar içinde dolaşmaktan hoşlanan, meydanlarda selamlanmaya, havralarda en seçkin yerlere, şölenlerde başköşelere kurulmaya bayılan din bilginlerinden sakının. 47Dul kadınların malını mülkünü sömüren, gösteriş için uzun uzun dua eden bu kişilerin cezası daha da ağır olacaktır.»


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://islamadogru.yetkinforum.com
Admin
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 1335
Kayıt tarihi : 10/01/10
Yaş : 51

MesajKonu: Geri: Yeni Antlaşma   Cuma Ara. 11, 2015 10:19 pm

Luka

21. Bölüm Dul kadının bağışı

(Mar.12:41-44)

İsa başını kaldırdı ve bağış kutusuna bağışlarını atan zenginleri gördü. 2-3Fakir bir dul kadının da oraya iki bakır para[z] attığını görünce, «Size gerçeği söyleyeyim» dedi, «bu yoksul dul kadın herkesten daha çok verdi. 4Çünkü bunların hepsi kutuya, zenginliklerinden artanı attılar. Bu kadın ise yoksulluğuna rağmen, geçinmek için elinde ne varsa hepsini verdi.»

Sonun belirtileri

(Mat.24:1-35; Mar.13:1-31)

5-6Bazı kişiler tapınağın nasıl güzel taşlar ve adaklarla süslenmiş olduğundan söz edince İsa, «Burada gördüklerinize gelince, öyle günler gelecek ki, taş üstünde taş kalmayacak, hepsi yıkılacak!» dedi.
7Onlar da O'na, «Peki, öğretmenimiz, bu dediklerin ne zaman olacak? Bunların gerçekleşmek üzere olduğunu gösteren belirti ne olacak?» diye sordular.
8İsa, «Sakın sizi saptırmasınlar» dedi. «Birçokları, `Ben O'yum' ve `Zaman yaklaştı' diyerek benim adımla gelecekler. Onların ardından gitmeyin. 9Savaş ve isyan haberleri duyunca telaşlanmayın. Önce bunların olması gerek. Ama son hemen gelmez.»
10Sonra onlara şöyle dedi: «Ulus ulusa, devlet devlete savaş açacak. 11Şiddetli depremler, yer yer kıtlıklar ve salgın hastalıklar, korkunç olaylar ve gökte olağanüstü belirtiler olacak.
12«Ama bütün bu olaylardan önce sizi yakalayıp zulmedecekler. Sizi havralara teslim edecek, zindanlara atacaklar. Benim adımdan ötürü kralların ve valilerin önüne çıkarılacaksınız. 13Bu size tanıklık etme fırsatı olacak. 14Buna göre kendinizi nasıl savunacağınızı önceden düşünmemekte kararlı olun. 15Çünkü ben size öyle bir konuşma yeteneği, öyle bir bilgelik vereceğim ki, size karşı çıkanların hiçbiri buna karşı direnemeyecek, bir şey diyemeyecek. 16Anne babalarınız, kardeşleriniz, akraba ve dostlarınız bile sizi ele verecek ve bazılarınızı öldürtecekler. 17Benim adımdan ötürü herkes sizden nefret edecek. 18Ne var ki, başınızdaki saçlardan bir tel bile yok olmayacaktır. 19Dayanmakla canlarınızı kazanacaksınız.
20«Kudüs'ün ordular tarafından kuşatıldığını görünce bilin ki, kentin yıkılacağı zaman yaklaşmıştır. 21O zaman Yahudiye'de olanlar dağlara kaçsın, kentte olanlar dışarı çıksın, tarlalarda bulunanlar da kente girmesin. 22Çünkü o günler, yazılmış olanların tümünün gerçekleşeceği ceza günleridir. 23O günlerde gebe olan, çocuk emziren kadınların vay haline! Çünkü ülke büyük sıkıntıya düşecek ve bu halk gazaba uğrayacaktır. 24Kılıçtan geçirilecek, tutsak olarak tüm uluslar arasına sürülecekler. Kudüs, diğer ulusların dönemleri tamamlanıncaya dek onların ayakları altında çiğnenecektir.
25«Güneşte, ayda ve yıldızlarda belirtiler görülecek. Yeryüzünde uluslar denizin ve dalgaların uğultusundan şaşkına dönecek, dehşete düşecekler. 26Dünyanın üzerine gelecek felaketleri bekleyen insanlar korkudan bayılacak. Çünkü göksel güçler sarsılacak. 27O zamanİnsanoğlu'nun bulut içinde büyük güç ve görkemle geldiğini görecekler. 28Bu olaylar gerçekleşmeye başlayınca doğrulun ve başlarınızı kaldırın. Çünkü kurtuluşunuz yakın demektir.»
29İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: «İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın. 30Bunların yapraklandığını gördüğünüz zaman yaz mevsiminin pek yakın olduğunu kendiliğinizden anlarsınız. 31Aynı şekilde, bu olayların gerçekleştiğini gördüğünüzde bilin ki, Tanrı'nın Egemenliği yakındır. 32Size doğrusunu söyleyeyim, bütün bunlar olmadan, bu kuşak[aa] ortadan kalkmayacak. 33Gök ve yer ortadan kalkacak, ama benim sözlerim asla ortadan kalkmayacaktır.
34-35«Kendinize dikkat edin! Yürekleriniz sefahat, sarhoşluk ve bu yaşamın kaygılarıyla ağırlaşmasın. O gün, üzerinize bir tuzak gibi aniden inmesin. Çünkü o gün bütün yeryüzünde yaşayan herkesin üzerine gelecektir. 36Her an uyanık durun, gerçekleşmek üzere olan bütün bu olaylardan kurtulabilmek ve İnsanoğlu'nun önünde durabilmek için dua edin.»
37İsa gündüz tapınakta ders veriyor, geceleri ise kentten dışarı çıkıp Zeytin dağında sabahlıyordu. 38Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://islamadogru.yetkinforum.com
Admin
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 1335
Kayıt tarihi : 10/01/10
Yaş : 51

MesajKonu: Geri: Yeni Antlaşma   Cuma Ara. 11, 2015 10:19 pm

Luka

22. Bölüm Yahuda'nın ihaneti

(Mat.26:1-5,14-15; Mar.14:1-2,10-11; Yu.11:45-53)

Fısıh denilen Mayasız Ekmek bayramı yaklaşmıştı. 2Başkâhinlerle din bilginleri İsa'yı ortadan kaldırmak için bir yol arıyor, ama halktan korkuyorlardı. 3Şeytan, Onikilerden biri olup İskariyot diye adlandırılan Yahuda'nın yüreğine girdi. 4Yahuda gitti, başkâhinler ve tapınak koruyucularının komutanlarıyla İsa'yı nasıl ele verebileceğini görüştü. 5Onlar buna sevindiler ve kendisine para vermeye razı oldular. 6Bunu kabul eden Yahuda, kalabalığın olmadığı bir zamanda İsa'yı ele vermek için fırsat kollamaya başladı.

Fısıh yemeği

(Mat.26:17-35; Mar.14:12-31; Yu.13:21-30,36-38; 1Ko.11:23-25)

7Fısıh kurbanının kesilmesi gereken Mayasız Ekmek günü geldi. 8İsa, Petrus'la Yuhanna'yı şu sözlerle önden gönderdi: «Gidin, Fısıh yemeğini yiyebilmemiz için hazırlık yapın.»
9O'na, «Nerede hazırlık yapmamızı istersin?» diye sordular.
10-11İsa onlara, «Bakın» dedi, «kente girdiğinizde karşınıza su testisi taşıyan bir adam çıkacak. Adamı, gideceği eve kadar izleyin ve evin sahibine şöyle deyin: `Öğretmen, öğrencilerimle birlikte Fısıh yemeğini yiyeceğim konuk odası nerede? diye soruyor.' 12Ev sahibi size, üst katta, döşenmiş büyük bir oda gösterecek. Orada hazırlık yapın.»
13Onlar da gittiler, her şeyi İsa'nın kendilerine söylemiş olduğu gibi buldular ve Fısıh yemeği için hazırlık yaptılar.
14-15Yemek saati gelince İsa, elçileriyle birlikte sofraya oturdu ve onlara şöyle dedi: «Ben acı çekmeden önce bu Fısıh yemeğini sizinle birlikte yemeyi çok arzulamıştım. 16Size şunu söyleyeyim, Fısıh yemeğini, Tanrı'nın Egemenliğinde yetkinliğe erişeceği[bb] zamana dek, bir daha yemeyeceğim.»
17Sonra kâseyi alarak şükretti ve, «Bunu alın, aranızda paylaşın» dedi. 18«Size şunu söyleyeyim, Tanrı'nın Egemenliği gelene dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.»
19Sonra eline ekmek aldı, şükredip ekmeği böldü ve onlara verdi. «Bu sizin uğrunuza feda edilen bedenimdir. Beni anmak için böyle yapın» dedi.
20Aynı şekilde, yemekten sonra kâseyi alıp şöyle dedi: «Bu kâse, sizin uğrunuza akıtılan kanımla gerçekleşen yeni antlaşmadır. 21Ama beni ele verecek olan kişinin eli şu anda benimkiyle birlikte sofradadır. 22İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama O'nu ele veren adamın vay haline!» 23Elçiler, içlerinden hangisinin bunu yapacağını aralarında soruşturmaya başladılar.
24Ayrıca aralarında hangisinin en büyük sayılacağı konusunda bir çekişme oldu. 25İsa onlara, «Ulusların kralları, kendi uluslarını egemenlik hırsıyla yönetirler. İleri gelenleri de kendilerine iyiliksever unvanını yakıştırırlar» dedi. 26«Ama siz böyle olmayacaksınız. Aranızda en büyük olan, en küçük gibi olsun; yöneten, hizmet eden gibi olsun. 27Hangisi daha büyük, sofrada oturan mı, hizmet eden mi? Sofrada oturan değil mi? Oysa ben aranızda hizmet eden biri gibi oldum. 28Sınandığım zamanlarda benimle birlikte dayanmış olanlar sizlersiniz. 29Babam bana nasıl bir egemenlik verdiyse, ben de size bir egemenlik veriyorum. 30Öyle ki, egemenliğimde benim soframda yiyip içesiniz ve tahtlar üzerinde oturarak İsrail'in on iki oymağını yargılayasınız.
31«Simun, Simun, Şeytan sizleri buğday gibi kalburdan geçirmek için izin almıştır. 32Ama ben, imanını yitirmeyesin diye senin için dua ettim. Geri döndüğün zaman kardeşlerini güçlendir.»
33Simun İsa'ya, «Rab, ben seninle birlikte zindana da, ölüme de gitmeye hazırım» dedi.
34İsa, «Sana şunu söyleyeyim, Petrus, bu gece horoz ötmeden sen beni tanıdığını üç kez inkâr edeceksin» dedi.
35Sonra İsa onlara, «Ben sizi kesesiz, torbasız ve çarıksız gönderdiğim zaman, herhangi bir eksiğiniz oldu mu?» diye sordu.
«Hiçbir eksiğimiz olmadı» dediler.
36O da onlara, «Şimdi ise kesesi olan onu yanına alsın, torbası olan da onu alsın» dedi. «Kılıcı olmayan, abasını satıp bir kılıç alsın. 37Size şunu söyleyeyim, yazılmış olan şu sözün bende yerine gelmesi gerekiyor: `O, suçlularla bir sayıldı.' Gerçekten de benimle ilgili yazılmış olanlar yerine gelmektedir.»
38«Rab, işte burada iki kılıç var» dediler.
O da onlara, «Yeter!» dedi.

Zeytin dağındaki dua

(Mat.26:36-46; Mar.14:32-42)

39İsa dışarı çıktı, her zamanki gibi Zeytin dağına gitti. Öğrenciler de O'nun ardından gittiler. 40Oraya varınca İsa onlara, «Dua edin ki ayartılmayasınız» dedi. 41-42Onlardan bir taş atımı kadar uzaklaştı ve diz çökerek şöyle dua etti: «Baba, senin isteğine uygunsa, bu kâseyi benden uzaklaştır. Yine de benim değil, senin istediğin olsun.» 43Gökten bir melek İsa'ya görünerek O'nu güçlendirdi. 44Derin bir acı içinde olan İsa daha hararetle dua etti. Teri, toprağa düşen kan damlalarına benziyordu.
45İsa duadan kalkıp öğrencilerin yanına dönünce onları üzüntüden uyumuş buldu. 46Onlara, «Niçin uyuyorsunuz?» dedi. «Kalkıp dua edin ki ayartılmayasınız.»

İsa tutuklanıyor

(Mat.26:47-68; Mar.14:43-50; Yu.18:3-12)

47-48İsa daha konuşurken bir kalabalık çıkageldi. Onikilerden biri, Yahuda adındaki kişi, kalabalığa öncülük ediyordu. İsa'yı öpmek üzere yaklaşınca İsa ona, «Yahuda» dedi, «İnsanoğlu'nu bir öpücükle mi ele veriyorsun?»
49İsa'nın çevresindekiler olacakları anlayınca, «Rab, kılıçla vuralım mı?» dediler. 50İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.
51Ama İsa, «Bırakın, yeter!» dedi, ve kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.
52İsa, üzerine yürüyen başkâhinler, tapınak koruyucularının komutanları ve ihtiyarlara şöyle dedi: «Bir haydudun peşindeymiş gibi, kılıç ve sopalarla mı geldiniz? 53Her gün tapınakta sizinle birlikteydim, bana el sürmediniz. Ama bu saat sizindir, karanlığın egemen olduğu saattir.»
54İsa'yı tutukladılar, alıp başkâhinin evine götürdüler. Petrus onları uzaktan izliyordu. 55Avlunun ortasında ateş yakıp çevresinde oturduklarında Petrus da gelip onlarla birlikte oturdu. 56Bir hizmetçi kız ateşin ışığında oturan Petrus'u gördü. Onu dikkatle süzerek, «Bu da O'nunla birlikteydi» dedi.
57Ama Petrus, «Kadın, ben O'nu tanımıyorum» diye inkâr etti.
58Biraz sonra onu gören başka biri, «Sen de onlardansın» dedi.
Petrus, «Be adam, onlardan değilim» dedi.
59Yaklaşık bir saat sonra yine bir başkası ısrarla, «Gerçekten bu da O'nunla birlikteydi» dedi. «Çünkü Celilelidir.»
60Petrus, «Sen ne diyorsun be adam, anlamıyorum!» dedi. Tam o anda, Petrus daha konuşurken horoz öttü. 61-62Rab arkasına dönüp Petrus'a baktı. O zaman Petrus, Rab'bin kendisine, «Bu gece horoz ötmeden sen beni üç kez inkâr edeceksin» dediğini hatırladı ve dışarı çıkıp acı acı ağladı.
63İsa'yı göz altında tutan adamlar O'nunla alay ediyor, O'nu dövüyorlardı. 64Gözlerini bağlayıp, «Peygamberliğini göster bakalım, sana vuran kim?» diye soruyorlardı. 65Ve kendisine daha bir sürü küfür yağdırdılar.

İsa Yüksek Kurul'un önünde

(Mat.26:59-66; Mar.14:55-64; Yu.18:19-24)

66Gün doğunca halkın ihtiyarları, başkâhinler ve din bilginleri toplandılar. İsa, bunlardan oluşan Yüksek Kurul'un önüne çıkarıldı. 67O'na, «Sen Mesih isen, söyle bize» dediler.
İsa onlara şöyle dedi: «Size söylesem, inanmazsınız. 68Size soru sorsam, cevap vermezsiniz. 69Ne var ki, bundan böyle İnsanoğlu, kudretli Tanrı'nın sağında oturacaktır.»
70Onların hepsi, «Yani, sen Tanrı'nın Oğlu musun?» diye sordular.
O da onlara, «Söylediğiniz gibi, ben O'yum» dedi.
71«Artık tanıklığa ne ihtiyacımız var?» dediler. «İşte kendimiz O'nun ağzından işittik!»

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://islamadogru.yetkinforum.com
Admin
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 1335
Kayıt tarihi : 10/01/10
Yaş : 51

MesajKonu: Geri: Yeni Antlaşma   Cuma Ara. 11, 2015 10:20 pm

Luka

23. Bölüm İsa vali Pilatus'un önünde

(Mat.27:1-2,11-14; Mar.15:1-5; Yu.18:28-38)

Sonra bütün kurul üyeleri kalkıp İsa'yı Pilatus'a götürdüler. 2O'nu şöyle suçlamaya başladılar: «Bu adamın ulusumuzu yoldan saptırdığını gördük. Sezar'a vergi ödenmesine engel oluyor, kendisinin de Mesih, yani bir kral olduğunu söylüyor.»
3Pilatus İsa'ya, «Sen Yahudilerin Kralı mısın?» diye sordu.
İsa, «Söylediğin gibidir» diye cevap verdi.
4Pilatus, başkâhinlerle halka, «Bu adamda hiçbir suç görmüyorum» dedi.
5Ama onlar üstelediler: «Yahudiye'nin her tarafında öğretisini yayarak halkı kışkırtıyor; Celile'den başlayıp ta buraya kadar geldi» dediler.
6Pilatus bunu duyunca, «Bu adam Celileli mi?» diye sordu. 7İsa'nın, Hirodes'in yönetimindeki bölgeden geldiğini öğrenince, kendisini o sırada Kudüs'te bulunan Hirodes'e gönderdi.
8Hirodes İsa'yı görünce çok sevindi. O'na ilişkin haberleri duyduğu için çoktandır O'nu görmek istiyor, O'nun yapacağı bir mucizeye tanık olmayı umuyordu. 9O'na birçok soru sordu, ama O hiç karşılık vermedi. 10Orada duran başkâhinlerle din bilginleri, İsa'yı ağır bir dille suçladılar. 11Hirodes de askerleriyle birlikte O'nu aşağılayıp alay etti. O'na gösterişli bir kaftan giydirip Pilatus'a geri gönderdi. 12Bu olaydan önce birbirine düşman olan Hirodes'le Pilatus, o gün dost oldular.

Pilatus'un kararı

(Mat.27:15-26; Mar.15:6-15; Yu.18:39-19Yu.18:16)

13-14Pilatus, başkâhinleri, yöneticileri ve halkı toplayarak onlara, «Siz bu adamı bana, halkı saptırıyor diye getirdiniz» dedi. «Oysa ben bu adamı sizin önünüzde sorguya çektim ve kendisini suçladığınız konularda O'nda hiçbir suç bulmadım. 15Hirodes de bulmamış olmalı ki, O'nu bize geri gönderdi. Görüyorsunuz, ölüm cezasını gerektiren hiçbirşey yapmadı. 16-17Bu nedenle ben O'nu dövdürüp salıvereceğim.»[cc]
18Ama onlar hep bir ağızdan, «Yok et bu adamı, bize Barabas'ı salıver!» diye bağırdılar. 19Barabas, kentte çıkan bir ayaklanmaya katılmaktan ve adam öldürmekten hapse atılmıştı.
20İsa'yı salıvermek isteyen Pilatus onlara yeniden seslendi. 21Onlar ise, «O'nu çarmıha ger, çarmıha ger!» diye bağrışıp durdular.
22Pilatus üçüncü kez onlara, «Bu adam ne kötülük yaptı ki?» dedi. «Ölüm cezasını gerektirecek hiçbir suç bulmadım O'nda. Bu nedenle O'nu dövdürüp salıvereceğim.»
23-24Ne var ki onlar, yüksek sesle bağrışarak İsa'nın çarmıha gerilmesi için direttiler. Sonunda bağırışları baskın çıktı ve Pilatus, onların isteğinin yerine getirilmesine karar verdi. 25İstedikleri adamı, ayaklanmaya katılmaktan ve adam öldürmekten hapse atılmış olan adamı salıverdi. İsa'yı ise onların isteğine bıraktı.

İsa çarmıha geriliyor

(Mat.27:32-44; Mar.15:21-32; Yu.19:17-27)

26Askerler İsa'yı götürürken, kırdan gelmekte olan Simun adında Kireneli bir adamı yakaladılar, çarmıhı sırtına yükleyip İsa'nın arkasından yürüttüler. 27Büyük bir halk topluluğu da İsa'nın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı. 28İsa bu kadınlara dönerek, «Ey Kudüs kızları, benim için ağlamayın» dedi. «Kendiniz ve çocuklarınız için ağlayın. 29Çünkü öyle günler gelecek ki, `Kısır olan kadınlara, hiç doğurmamış olan rahimlere, emzirmemiş olan memelere ne mutlu!' diyecekler. 30O zaman dağlara, `Üzerimize düşün!' ve tepelere, `Bizi örtün!' diyecekler. 31Çünkü yaş ağaca böyle yaparlarsa, kuruya neler olacaktır?»
32İsa'yla birlikte idam edilmek üzere ayrıca iki suçlu da götürülüyordu. 33Kafatası denilen yere vardıklarında İsa'yı, biri sağında öbürü solunda olmak üzere, iki suçluyla birlikte çarmıha gerdiler. 34İsa, «Baba, onları bağışla» dedi. «Çünkü ne yaptıklarını bilmiyorlar.» O'nun giysilerini aralarında paylaşmak için kura çektiler.
35Halk orada durmuş, olanları seyrediyordu. Yöneticiler ise İsa'yla alay ederek, «Başkalarını kurtardı; eğer Tanrı'nın Mesihi, Tanrı'nın seçtiği O ise, kendini de kurtarsın» diyorlardı.
36-37Askerler de yaklaşıp İsa'yla eğlendiler. O'na ekşi şarap sunarak, «Sen Yahudilerin Kralıysan, kurtar kendini!» dediler. 38Başının üzerinde şu yafta vardı:

`YAHUDİLERİN KRALI BUDUR'.

39Çarmıhta asılı duran suçlulardan biri O'na, «Sen Mesih değil misin? Haydi, kendini de bizi de kurtar!» diye küfür etti.
40Ne var ki, öbür suçlu onu azarladı. «Sende Tanrı korkusu da mı yok?» diye karşılık verdi. «Sen de aynı cezayı çekiyorsun. 41Nitekim biz haklı olarak cezalandırılıyor, yaptıklarımızın karşılığını alıyoruz. Oysa bu adam hiçbir kötülük yapmamıştır.»
42Sonra, «Ey İsa, kendi egemenliğine girdiğinde beni an» dedi.
43İsa ona, «Sana doğrusunu söyleyeyim, sen bugün benimle birlikte cennette olacaksın» dedi.

İsa'nın ölümü

(Mat.27:45-56; Mar.15:33-41; Yu.19:28-30)

44-45Saat öğleyin on iki sularında güneş karardı ve bütün ülkenin üzerine saat üçe kadar süren bir karanlık çöktü. Tapınaktaki perde ortasından yırtıldı. 46İsa yüksek sesle, «Baba, ruhumu senin ellerine bırakıyorum!» diye seslendi. Bunu söyledikten sonra son nefesini verdi.
47Olanları gören yüzbaşı, «Bu adam gerçekten doğru biriydi» diyerek Tanrı'yı yüceltmeye başladı. 48Olayı seyretmek için birikmiş olan halkın tümü olup bitenleri görünce göğüslerini döve döve geri döndüler. 49Ama İsa'nın bütün tanıdıkları ve Celile'den O'nun peşinden gelmiş olan kadınlar uzakta durmuş, olanları seyrediyorlardı.

İsa'nın gömülmesi

(Mat.27:57-61; Mar.15:42-47; Yu.19:38-42)

50Yüksek Kurul üyelerinden Yusuf adında iyi ve doğru bir adam vardı. 51Bir Yahudi kenti olan Aramatya'dan olup Tanrı'nın Egemenliğini ümitle bekleyen Yusuf, Kurul'un kararını ve eylemini onaylamamıştı. 52Pilatus'a gidip İsa'nın cesedini istedi. 53Cesedi çarmıhtan indirip keten beze sardı ve daha hiç kimsenin konulmadığı, kayaya oyulmuş bir mezara yatırdı. 54Hazırlık günüydü ve Sept günü başlamak üzereydi.
55İsa'yla birlikte Celile'den gelmiş olan kadınlar da Yusuf'un ardından giderek mezarı ve İsa'nın cesedinin oraya nasıl konulduğunu gördüler. 56Evlerine dönerek baharat ve hoş kokulu yağlar hazırladılar. Ama Sept günü, Tanrı'nın buyruğu uyarınca dinlendiler.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://islamadogru.yetkinforum.com
Admin
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 1335
Kayıt tarihi : 10/01/10
Yaş : 51

MesajKonu: Geri: Yeni Antlaşma   C.tesi Ara. 12, 2015 12:46 am

Luka

24. Bölüm İsa'nın dirilişi

(Mat.28:1-10; Mar.16:1-8; Yu.20:1-10)

Kadınlar haftanın ilk günü, sabah çok erkenden, hazırlamış oldukları baharatları alıp mezara gittiler. 2Taşı mezarın girişinden yuvarlanmış buldular. 3Ama içeri girince Rab İsa'nın cesedini görmediler. 4Onlar bu durum karşısında şaşırıp kalmışken, şimşek gibi parıldayan giysilere bürünmüş iki kişi yanlarında beliriverdi. 5Korkuya kapılan kadınlar başlarını yere eğdiler. Adamlar ise onlara, «Diri olanı neden ölüler arasında arıyorsunuz?» dediler. 6«O burada yok, dirildi. Daha Celile'deyken size ne söylediğini anımsayın. 7İnsanoğlu'nun günahlı insanların eline verilmesi, çarmıha gerilmesi ve üçüncü gün dirilmesi gerektiğini bildirmişti.» 8O zaman İsa'nın sözlerini anımsadılar.
9Mezardan dönen kadınlar bütün bunları Onbirlere ve diğerlerinin hepsine bildirdiler. 10Bunları elçilere anlatanlar, Mecdelli Meryem,Yohana, Yakup'un annesi Meryem ve bunlarla birlikte bulunan diğer kadınlardı. 11Ne var ki, bu sözler elçilere saçma geldi ve kadınlara inanmadılar. 12Yine de, Petrus kalkıp mezara koştu. Eğilip içeri baktığında keten bezlerden başka bir şey görmedi. Olay karşısında şaşkına dönmüş bir halde oradan uzaklaştı.

Emayus yolunda iki öğrenci

(Mar.16:12-13)

13Aynı gün öğrencilerden ikisi, Kudüs'ten altmış ok atımı uzaklıkta bulunan ve Emayus denilen bir köye gitmekteydiler. 14Bütün bu olup bitenleri kendi aralarında konuşuyorlardı. 15Bunları konuşup tartışırlarken İsa'nın kendisi yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı. 16Ama onların gözleri O'nu tanıma gücünden yoksun bırakılmıştı.
17İsa onlara, «Yolda birbirinizle ne tartışıp duruyorsunuz?» dedi.
Üzgün bir halde, oldukları yerde durdular. 18Bunlardan adı Kleyopas olan O'na, «Kudüs'te bulunup da bu günlerde orada olup bitenleri bilmeyen tek yabancı sen misin?» diye karşılık verdi.
19İsa onlara, «Hangi olup bitenleri?» dedi.
O'na, «Nasıralı İsa'yla ilgili olayları» dediler. «O adam, Tanrı'nın ve bütün halkın önünde gerek söz, gerek eylemde güçlü bir peygamberdi. 20-23Başkâhinlerle yöneticilerimiz O'nu, ölüm cezasına çarptırmak için valiye teslim ederek çarmıha gerdirdiler; oysa biz O'nun, İsrail'i kurtaracak kişi olduğunu ummuştuk. Dahası var, bu olaylar olalı üç gün oldu ve aramızdan bazı kadınlar bizi şaşkına çevirdiler. Bu sabah erkenden mezara gittiklerinde, O'nun cesedini bulamamışlar. Sonra geldiler, bir görümde, İsa'nın yaşamakta olduğunu bildiren melekler gördüklerini söylediler. 24Bizimle birlikte olanlardan bazıları mezara gitmiş ve durumu, tam kadınların anlatmış olduğu gibi bulmuşlar. Ama O'nu görmemişler.»
25İsa onlara, «Sizi akılsızlar! Peygamberlerin tüm söylediklerine inanmakta ağır davranan kişiler! 26Mesih'in bu acıları çekmesi ve yüceliğine kavuşması gerekli değil miydi?» dedi. 27Sonra Musa'nın ve tüm peygamberlerin yazılarından başlayarak, Kutsal Yazıların hepsinde kendisiyle ilgili olanları onlara açıkladı.
28-29Gitmekte oldukları köye yaklaştıkları sırada İsa, yoluna devam edecekmiş gibi davrandı. Ama onlar, «Bizimle kal. Neredeyse akşam olacak, gün batmak üzere» diyerek O'nu zorladılar. Böylece İsa onlarla birlikte kalmak üzere içeri girdi.
30Onlarla sofrada otururken İsa ekmek aldı, şükran duasını yaptı ve ekmeği bölüp onlara verdi. 31O zaman onların gözleri açıldı ve kendisini tanıdılar. İsa ise gözlerinin önünden kayboldu. 32Onlar birbirine, «Yolda kendisi bizimle konuşurken ve Kutsal Yazıları bize açıklarken yüreklerimiz nasıl da sevinçle çarpıyordu, değil mi?» dediler.
33Kalkıp hemen Kudüs'e döndüler. Onbirleri ve onlarla beraber olanları toplanmış buldular. 34Bunlar, «Rab gerçekten dirildi, Simun'a görünmüş!» diyorlardı. 35Kendileri de yolda olup bitenleri ve ekmeği böldüğü zaman İsa'yı nasıl tanıdıklarını anlattılar.

İsa Onbirlere görünüyor

(Mat.28:16-20; Mar.16:14-18; Yu.20:19-23; Elç.1:6-Cool

36Bunları anlatırlarken İsa'nın kendisi gelip aralarında dikildi. Onlara, «Size esenlik olsun!» dedi.
37Ürktüler, bir hayalet gördüklerini sanarak korkuya kapıldılar. 38İsa onlara, «Neden telaşlanıyorsunuz? İçinizde neden böyle kuşkular doğuyor?» dedi. 39«Ellerime, ayaklarıma bakın; işte ben'im! Bana dokunun da görün. Bir hayalette et ve kemik olmaz, ama görüyorsunuz, bende var.»
40Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve ayaklarını gösterdi. 41Sevinçten hâlâ inanamayan, şaşkınlık içinde olan öğrencilerine İsa, «Sizde yiyecek bir şey var mı?» diye sordu. 42Kendisine bir parça kızarmış balık verdiler. 43İsa onu aldı ve onların gözleri önünde yedi.
44Sonra onlara, «Ben daha sizlerle birlikteyken size şu sözleri söylemiştim: `Musa'nın Yasasında, peygamberlerin yazılarında ve Mezmurlarda benimle ilgili yazılmış olanların tümünün gerçekleşmesi gerektir'» dedi.
45Bundan sonra İsa, Kutsal Yazıları anlayabilmeleri için zihinlerini açtı. 46-47Onlara dedi ki, «Şöyle yazılmıştır: Mesih acı çekecek ve üçüncü gün ölümden dirilecek; günahların bağışlanması için tövbe çağrısı da Kudüs'ten başlayarak tüm uluslara O'nun adıyla duyurulacak. 48Sizler bu olayların tanıklarısınız. 49Ben de Babamın vaat ettiğini size göndereceğim. Ama siz, gökten gelecek güçle kuşanıncaya dek kentte kalın.»

İsa'nın göğe yükselmesi

(Mar.16:19-20; Elç.1:9-11)

50İsa onları kentin dışına, Beytanya'nın yakınlarına kadar götürdü. Ellerini kaldırarak onları kutsadı. 51Ve onları kutsarken yanlarından ayrıldı, göğe alındı. 52Öğrencileri O'na tapındılar ve büyük sevinç içinde Kudüs'e döndüler. 53Sürekli tapınakta bulunuyor, Tanrı'yı övüyorlardı.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://islamadogru.yetkinforum.com
Admin
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 1335
Kayıt tarihi : 10/01/10
Yaş : 51

MesajKonu: Geri: Yeni Antlaşma   C.tesi Ara. 12, 2015 12:46 am

Luka

Luka Dipnotları

1:66 Rab: Grekçede, «Rab'bin eli.»

1:69-71 güçlü bir kurtarıcı: Grekçede, «bir kurtuluş boynuzu.» (Boynuz, güç simgesidir.)

1:79 doğan Güneş: Mesih (Tevrat, Malaki 4.:2'ye bkz.)

2:22 arınma günleri: Tevrat, Levililer 12:1-4'e göre bir kadın, bir erkek çocuk doğurduktan sonra kırk gün süreyle dinsel açıdan `kirli' sayılırdı. Bu dönemin sonunda bir kurban sunarak tekrar `temiz' hale gelirdi.

2:29 kulun olan ben artık huzur içinde ölebilirim: Grekçede, «kulunu şimdi esenlikle salıveriyorsun.»

3:32 Salmon: bazı eski metinlerde «Şalah» şeklinde yazılıyor.

3:33 Ram oğlu: bazı metinlerde «Admin oğlu, Arni oğlu.»

4:44 Yahudiye'deki: birçok eski metinde, «Celile'deki.»

8:45 Petrus: birçok eski metinde, «Petrus ve yanındakiler.»

9:1 tüm cinleri kovmak: Grekçede, «tüm cinlerin üzerinde.»

9:30-31 ayrılış: yani, ölüm.

9:56 Bazı eski metinlerde 54-56 ayetleri şöyle geçer: ...«'Rab, İlyas'ın yaptığı gibi, bunları yok etmek için bir buyrukla gökten ateş yağdırmamızı ister misin?' dediler. 55Ama İsa dönüp onları azarladı ve şöyle dedi: 'Siz hangi ruha ait olduğunuzu bilmiyorsunuz. 56Çünkü İnsanoğlu insanları yok etmeye değil, kurtarmaya geldi.' Sonra...»

11:41 kaplarınızın içindekini: Grekçede, «içtekileri.»

12:25 ömrünü bir anlık: ya da «boyunu bir arşın.»

12:50 Bu ayette İsa, çarmıhtaki ölümünden söz etmektedir.

12:59 kuruş: Grekçede, «lepton.»

13:21 ölçek: Grekçede, «saton.»

14:25-26 Grekçede, «Biri bana gelip de babasından, annesinden, karısından, çocuklarından, kardeşlerinden, hatta kendi canından bile nefret etmezse.»

15:18,21 Tanrı'ya: Grekçede, «göğe.»

16:6 ölçek: Grekçede, «batos.»

16:7 ölçek: Grekçede, «koros.»

16:8 ışıkta yürüyenlerden : Grekçede, «ışık oğullarından.»

16:9 dünyanın aldatıcı serveti: Grekçede, «haksızlık mamonu.» Buna benzer bir deyim 11. ayette de kullanılmaktadır.

16:13 para: Grekçede, «mamon.»

17:35-36 Bazı eski metinlerde şu sözler de yer alır: «Tarlada bulunan iki kişiden biri alınacak, öbürü bırakılacak.» Bkz. Matta 24:40.

20:3-4 Yahya'nın vaftiz etme yetkisi Tanrı'dan: Grekçede, «Yahya'nın vaftizi gökten». Ayet 5'te de «Tanrı'dan» diye çevrilen sözcük Grekçede «gökten» diye geçer.

20:42-43 ayaklarının altına serinceye dek: Grekçede, «ayaklarına basamak yapıncaya dek.»

21:2-3 bakır para: Grekçede, «lepton.»

21:32 kuşak: ya da «soy.»

22:16 yetkinliğe erişeceği: Grekçede, «tamamlanacağı.»

23:16-17 Birçok eski metinde şu sözler de yer alır: «Pilatus'un her Fısıh bayramında onlar için bir kişi salıvermesi gerekiyordu.»

1:51Ta.24:10 1:15 Say.6:3

1:17 Mal.4:5-6 1:19 Dan.8:16; 9.8:21

1:26 Mat.1:18

1:31 Mat.1:21

1:32 2Sa.7:12-16; Yşa.9:7 1:37 Tek.18:14

1:46 1Sa.2:1-10

1:54 Tek.17:7 1:59 Lev.12:3 1:76 Mal.3:1

1:79Yşa.9:2 2:21 Lev.12:3 2:21 Luk.1:31

2:22 Lev.12:6-8 2:23 Çık.13:2,12

2:30 Yşa.42:6-7; 49.42:6; 52.42:10

2:39 Mat.2:23

2:41 Çık.12:1-27;Tes.16:1-8 2:52 1Sa.2:26; Sül.3:4

3:4 Yşa.40:3-5 3:7 Mat.12:34; 23Mat.12:33

3:8 Yu.8:33

3:9 Mat.7:19

3:12 Luk.7:29

3:19 Mat.14:3-4; Mar.6:17-18

3:21 Tek.22:2; Mez.2:7; Yşa.42:1; Mat.3:17; Mar.1:11; Luk.9:35

4:4 Tes.8:3 4:8 Tes.6:13 4:10 Mez.91:11 4:11Mez.91:12 4:12 Tes.6:16 4:18 Yşa.61:1-2 4:24 Yu.4:44

4:25 1Kr.17:1 4:26 1Kr.17:8-16 4:27 2Kr.5:1-14 4:32 Mat.7:28-29

5:1 Mat.13:1-2; Mar.3:9-10; 4Mar.3:1

5:5 Yu.21:3

5:6 Yu.21:6

5:14Lev.14:1-32 5:30 Luk.15:1-2

6:1 Tes.23:25

6:3 1Sa.21:1-6 6:4 Lev.24:9 6:22 1Pe.4:14

6:23 2Ta.36:16; Elç.7:52-53

6:39 Mat.15:14

6:40 Mat.10:24-25; Yu.13:16; 15Yu.13:20

7:22 Yşa.35:5-6; 61.35:1

7:27 Mal.3:1 7:29 Mat.21:32; Luk.3:12

7:37 Mat.26:6-7; Mar.14:3; Yu.12:3

8:2 Mat.27:55-56; Mar.15:40-41; Luk.23:49

8:10 Yşa.6:9-10 8:16 Mat.5:15; Luk.11:33

8:17 Mat.10:26; Luk.12:2

8:18 Mat.25:29; Luk.19:26

9:3 Luk.10:4-11

9:5 Elç.13:51

9:7 Mat.16:14; Mar.8:28; Luk.9:19

9:19 Mat.14:1-2; Mar.6:14-15; Luk.9:7-8

9:20 Yu.6:68-69

9:23 Mat.10:38; Luk.14:27

9:24 Mat.10:39; Luk.17:33; Yu.12:25

9:28 2Pe.1:17-18

9:35 Yşa.42:1; Mat.3:17; 12Mat.3:18; Mar.1:11; Luk.3:21-22

9:46 Luk.22:24

9:47 Mat.10:40; Luk.10:16; Yu.13:20

9:54 2Kr.1:9-16

9:61 1Kr.19:20 10:2 Mat.9:37-38

10:3 Mat.10:16

10:7 1Ko.9:14; 1Ti.5:18

10:4 Mat.10:7-15; Mar.6:8-11; Luk.9:3-5

10:10 Elç.13:51

10:12 Tek.19:24-28; Mat.10:15; 11Mat.10:24

10:13 Yşa.23:1-18; Hez.26:1-28.26:26; Yoe.3:4-8;Amo.1:9-10; Zek.9:2-4; Mat.11:21

10:15Yşa.14:13-15 10:16 Mat.10:40; Mar.9:36-37; Luk.9:47-48; Yu.13:20

10:19 Mez.91:13

10:22 Yu.3:35; 10Yu.3:15

10:25 Mat.22:35-40; Mar.12:28-34

10:28 Lev.18:5 10:38 Yu.11:1

11:15 Mat.9:34; 10Mat.9:25

11:16 Mat.12:38; 16Mat.12:1; Mar.8:11

11:23 Mar.9:40

11:29 Mat.16:4; Mar.8:12

11:30 nYu.3:4

11:31 1Kr.10:1-10; 2Ta.9:1-12 11:32 nYu.3:5

11:33 Mar.4:21; Luk.8:16

11:42Lev.27:30 11:51 Tek.4:8;2Ta.24:20-21 12:1 Mat.16:6; Mar.8:15

12:2 Mar.4:22; Luk.8:17

12:10 Mat.12:32; Mar.3:29

12:11 Mat.10:19-20; Mar.13:11; Luk.21:14-15

12:27 1Kr.10:4-7; 2Ta.9:3-6 12:35 Mat.25:1-13

12:53Mik.7:6 13:14 Çık.20:9-10; Tes.5:13-14 13:27 Mez.6:8 13:28 Mat.22:13; 25Mat.22:30

13:28 Mat.8:11-12

13:30 Mat.19:30; 20Mat.19:16; Mar.10:31

13:35 Mez.118:26;Yer.12:7; 22.12:5; 26.12:6

14:5 Mat.12:11

14:7 Sül.25:6-7

14:11 Mat.23:12; Luk.18:14

14:27 Mat.16:24; Mar.8:34; Luk.9:23

15:1 Luk.5:29-30

16:13 Mat.6:24

16:16 Mat.11:12-13

16:17 Mat.5:18

16:18 Mat.5:32; 1Ko.7:10-11

17:3 Mat.18:15

17:14Lev.14:1-32 17:26 Tek.6:5-8 17:27 Tek.7:6-24

17:28Tek.18:20-19.18:25

17:31 Mat.24:17-18; Mar.13:15-16

17:32 Tek.19:26

17:33 Mat.10:39; 16Mat.10:25; Mar.8:35; Luk.9:24; Yu.12:25

18:14 Mat.23:12; Luk.14:11

18:20 Çık.20:12-16; Tes.5:16-20 19:26 Mat.13:12; Mar.4:25; Luk.8:18

19:38 Mez.118:26 19:46 Yşa.56:7; Yer.7:11

19:47 Luk.21:37

20:9 Yşa.5:1 20:17 Mez.118:22 20:27 Elç.23:8

20:27 Tes.25:5

20:37 Çık.3:6

20:42 Mez.110:1 21:14 Luk.12:11-12

21:22 Hoş.9:7 21:25 Yşa.13:10; Hez.32:7;Yoe.2:31; Yah.6:12-13

21:27Dan.7:13; Yah.1:7

21:37 Luk.19:47-48

22:1 Çık.12:1-27 22:20 Yer.31:31-34

22:21 Mez.41:9 22:24 Mat.18:1; Mar.9:34; Luk.9:46

22:25 Mat.20:25-27; 23Mat.20:11; Mar.9:35; 10Mar.9:42-44

22:27 Yu.13:12-15

22:30 Mat.19:28

22:35 Mat.10:9-10; Mar.6:8-9; Luk.9:3; 10Luk.9:4

22:37 Yşa.53:12 22:53 Luk.19:47-48; 21Luk.19:37

23:30 Hoş.10:8; Yah.6:16

23:34 Mez.22:18

23:44 Çık.26:31-33 23:46 Mez.31:5 23:49 Luk.8:2-3

23:56 Çık.20:10; Tes.5:14 24:6 Mat.16:21; 17Mat.16:22-23; 20Mat.16:17-19; Mar.8:31; 9Mar.8:31; 10Mar.8:32-34; Luk.9:22; 18Luk.9:31-33

17:37Eyu.39:30; Mat.24:28

24:49 Elç.1:4

24:50 Elç.1:9-11

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://islamadogru.yetkinforum.com
Admin
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 1335
Kayıt tarihi : 10/01/10
Yaş : 51

MesajKonu: Geri: Yeni Antlaşma   C.tesi Ara. 12, 2015 12:54 am

Yuhanna

YUHANNA'YA GİRİŞ

Kitabın özelliği: Bu kitabın yazarı, «İsa'nın sevdiği öğrenci»dir (Yu.21:20-24). İreneyus gibi elçilerden sonra gelen ilk inanlı yazarlar, bu kitabı Elçi Yuhanna'nın yazdığını belirtirler. Bu arada hemen hatırlatalım ki, İreneyus, bizzat Yuhanna'nın öğrencisi Polikarp tarafından eğitilmişti. İsa'nın, özel birkaç durumda yanına sadece Petrus, Yakup ve Yuhanna'yı almış olması da ilginçtir1. Sevilen öğrenci, herhalde İsa'ya en yakın olan bu öğrencilerden biridir. Söz konusu kişi Petrus olamaz (Yu.21:7); Yakup ise daha önce şehit edilmişti (Elç.12:2). Geriye bir tek Yuhanna kalıyor. Böylece Yuhanna bu kitabın en olası yazarı durumundadır. Aynı zamanda kendi adıyla anılan üç mektupla Esinleme kitabının da yazarıdır.
Yuhanna'nın kitabı farklı konuları vurgular. İsa'nın doğumunu anlatarak başlayacağına, İsa'nın başlangıçtan beri Tanrı'yla birlikte bulunmuş, beden alıp aramızda yaşamış olan Tanrı Sözü olduğunu açıklamakla başlar (Yu.1:1-18). Kitapta daha az sayıda mucizeden söz edilir ve bunlar İsa'nın bildirisini doğrulayan belirtiler diye anılır. Yuhanna'nın kitabında birkaç yerde örnekten söz edilmekle beraber (Yu.10:6; Yu.16:25), benzetme sözcüğü hiç geçmez. Bunların yerine İsa'nın konuşmalarına yer verilir. Yuhanna Celile'de geçen olayların ancak bir bölümünü anarken Kudüs'te geçen olaylara daha çok yer verir. İsa'nın, tutuklanmasından önceki son gece anlattıkları (13-16 bölümleri) ve 17. bölümdeki duası bunların en önemlileridir. İsa'nın ölüp dirildikten sonra izleyicilerine birkaç kez görünmesine bu kitapta daha çok yer verilir (20 ve 21).

Amaç ve içerik: Yuhanna'nın farklı yaklaşımı hiç de şaşırtıcı değildir. Bizzat kendisi şöyle diyor: «İsa, öğrencilerinin önünde, bu kitapta yazılı olmayan başka birçok mucizeler yaptı. Ne var ki bunlar, İsa'nın, Tanrı Oğlu Mesih olduğuna iman edesiniz ve iman ederek O'nun adıyla yaşama kavuşasınız diye yazılmıştır» (Yu.20:30-31). Görülüyor ki, iman konusu güçlü bir biçimde vurgulanıyor2. Dinleyicilerin İsa'ya gösterdikleri ilgi, iman edip etmemeleriyle ölçülüyor3. Sonsuz yaşam konusu ayrıca vurgulanıyor4. İsa diyor ki, «Ben, insanlar yaşama, bol yaşama sahip olsunlar diye geldim» (Yu.10:10) ve «Sonsuz yaşam, tek gerçek Tanrı olan seni ve gönderdiğin İsa Mesih'i tanımalarıdır» (Yu.17:3).
Kitapta üzerinde durulan diğer bir konu, çoğu kez `Yahudiler' diye geçen Yahudi önderlerin dinmeyen karşı koymalarıdır5. Nitekim İsa'nın çarmıha gerilmesini isteyenler de bu önderler oldu.
Bununla birlikte kitabın ana amacı, İsa'nın kim olduğunu açıklamaktır. İsa'ya `Söz'6, `Mesih'7, `Tanrı Oğlu'8, `İnsanoğlu'9 ve daha birçok unvan10 verilir. İsa-Baba Tanrı ilişkisi konusundaki öğreti bu açıklamalarla içiçedir11. İsa bu kitapta 109 kez Tanrı'yı `Baba' diye anar. 23 kez de Tanrı'dan, `beni gönderen' diye söz eder. İsa'nın Baba'ya dönmesinden sonra inanlılara gönderilen Kutsal Ruh'la12 ilgili öğretiyi de anmalıyız. Bundan başka İsa Tanrı'yla inanlılar arasındaki harikulade ilişkilerden söz eder13. Bu konuda şöyle diyor: «Beni seven sözüme uyar, Babam da onu sever. Biz de ona gelir, onunla birlikte yaşarız» (Yu.14:23).

Ana hatlar:
Yu.1:1-18 Giriş
Yu.1:19-51 Vaftizci Yahya ve İsa'nın ilk öğrencileri
Yu.2:1-11:57 İsa'nın konuşmaları ve yaptığı mucizeler
Yu.12:1-19:42 İsa'nın ölümünden önceki son haftası
Yu.20:1-21:25 İsa'nın dirilişinden sonra izleyicilerine görünmesi

Kaynak ayetler:
1 Mat.17:1; Mar.5:37; Mar.14:33
2örn. Yu.1:7,12; Yu.3:15-18,36; Yu.5:24; Yu.6:29,47; Yu.7:38-39; Yu.8:24; Yu.11:25-27; Yu.14:1,10-12; Yu.16:27
3Yu.2:11,23; Yu.4:39-42,53; Yu.7:31; Yu.8:30; Yu.10:42; Yu.11:45; Yu.12:11
4Yu.1:4; Yu.3:15-16,36; Yu.4:14; Yu.6:27,32-35,40,47-54,63,68; Yu.10:28; Yu.11:25-26; Yu.12:25,50; Yu.14:6; Yu.17:2-3; Yu.20:31
5Yu.5:15-18; Yu.7:32; Yu.8:57-59; Yu.9:22; Yu.10:33-39; Yu.11:47-57; bölüm 18 ve 19
6Yu.1:1-18; ayrıca bkz. Yu.3:32-36; Yu.6:48; Yu.7:46; Yu.8:26-32; Yu.12:44-50; Yu.14:24-26; Yu.18:37
7Yu.1:41; Yu.11:27; Yu.20:31
8Yu.1:34,49; Yu.3:16-18; Yu.5:18; Yu.11:4,27; Yu.19:7; Yu.20:28
9Yu.1:51; Yu.3:13-15; Yu.5:27; Yu.6:27,53,62; Yu.8:28; Yu.12:23
10Yu.1:29; Yu.4:42; Yu.6:35; Yu.8:12; Yu.10:7-18; Yu.11:25-27; Yu.14:6; Yu.15:1-8; Yu.18:36-37
11Yu.3:16-21; Yu.5:18-37; Yu.6:32-46; Yu.8:16-19,25-29,42,49-55; Yu.10:30,36-38; Yu.12:44-50; Yu.13:3; Yu.14:7-14; Yu.15:9-10; Yu.16:27-28; Yu.17:1-26
12Yu.1:32-33; Yu.3:5-8; Yu.4:23-24; Yu.6:63; Yu.7:39; Yu.14:16-17,25-26; Yu.15:26; Yu.16:7-14; Yu.20:22
13Yu.1:12-13; Yu.3:5-8; Yu.7:38-39; Yu.8:31-36; Yu.10:7-15,26-30; Yu.12:24-26; Yu.13:1-17,20,34-35; Yu.14:1-27; Yu.15:1-21; Yu.16:1-28; Yu.17:1-26; Yu.20:17,20-23



1. Bölüm

Başlangıçta Söz vardı

Başlangıçta Söz vardı. Söz Tanrı'yla birlikteydi[a] ve Söz Tanrı'ydı. 2Başlangıçta O, Tanrı'yla birlikteydi[b]. 3Her şey O'nun aracılığıyla var oldu, var olan hiçbir şey O'nsuz olmadı. 4Yaşam O'ndaydı ve yaşam insanların ışığıydı. 5Işık karanlıkta parlar ve karanlık onu alt edememiştir.[c]
6Tanrı'nın gönderdiği Yahya adlı bir adam ortaya çıktı. 7O, tanıklık için, ışığa tanıklık etsin ve herkes onun aracılığıyla iman etsin diye geldi. 8Kendisi o ışık değildi, ama ışığa tanıklık etmeye geldi. 9Dünyaya gelen, her insanı aydınlatan gerçek ışık vardı. 10O, dünyadaydı, dünya O'nun aracılığıyla var oldu, ama dünya O'nu tanımadı. 11Kendi yurduna geldi, ama kendi halkı O'nu kabul etmedi. 12Ancak, kendisini kabul edip adına iman edenlerin hepsine Tanrı'nın çocukları olma hakkını verdi. 13Onlar ne kandan, ne bedenin isteğinden, ne de insanın isteğinden doğdular; tersine, Tanrı'dan doğdular.
14Söz insan[ç] olup aramızda yaşadı. Biz de O'nun yüceliğini, Baba'dan gelen, lütuf ve gerçekle dolu olan biricik Oğul'un yüceliğini gördük. 15Yahya O'na tanıklık etti. Yüksek sesle şöyle dedi: «`Benden sonra gelen benden üstündür. Çünkü O benden önce vardı' diye sözünü ettiğim kişi budur.»
16Nitekim hepimiz O'nun doluluğundan lütuf üzerine lütuf aldık. 17Kutsal Yasa Musa aracılığıyla verildi, ama lütuf ve gerçek İsa Mesih aracılığıyla geldi. 18Tanrı'yı hiçbir zaman hiç kimse görmemiştir. O'nu, Baba'nın bağrında bulunan ve Tanrı olan biricik Oğul tanıttı.

Yahya peygamberin ortaya çıkışı

(Mat.3:1-12; Mar.1:1-8; Luk.3:1-18)

19-20Yahudiler[d] Yahya'ya, «Sen kimsin?» diye sormak üzere Kudüs'ten kâhinlerle Levilileri gönderdikleri zaman Yahya'nın tanıklığı şöyle oldu - açıkça konuştu, inkâr etmedi - «Ben Mesih değilim» diye açıkça konuştu.
21Onlar da kendisine, «Öyleyse sen kimsin? İlyas mısın?» diye sordular.
O da, «Değilim» dedi.
«Sen beklediğimiz peygamber misin?» sorusuna,
«Hayır» cevabını verdi.
22O zaman ona, «Kimsin, söyle de bizi gönderenlere bir cevap verelim» dediler. «Kendin için ne diyorsun?»
23Yahya, «Yeşaya peygamberin dediği gibi, `Rab'bin yolunu düzleyin' diye çölde yükselen sesim ben» dedi.
24-25Yahya'ya gönderilen bazı Ferisiler ona, «Sen Mesih, İlyas ya da beklediğimiz peygamber değilsen, niye vaftiz ediyorsun?» diye sordular.
26Yahya onlara şöyle cevap verdi: «Ben suyla vaftiz ediyorum, ama aranızda tanımadığınız biri duruyor. 27Benden sonra gelenO'dur. Ben O'nun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.»
28Bütün bunlar Şeria nehrinin ötesinde bulunan Beytanya'da, Yahya'nın vaftiz ettiği yerde oldu.

Tanrı Kuzusu

29Yahya ertesi gün İsa'nın kendisine doğru geldiğini görünce şöyle dedi: «İşte, dünyanın günahını ortadan kaldıran Tanrı Kuzusu! 30Kendisi için, `Benden sonra biri geliyor, O benden üstündür. Çünkü O benden önce vardı' dediğim kişi işte budur. 31Ben O'nu tanımıyordum, ama İsrail'in O'nu tanıması için ben suyla vaftiz ederek geldim.» 32Yahya tanıklığını şöyle sürdürdü: «Ruh'un güvercin gibi gökten indiğini, O'nun üzerinde durduğunu gördüm. 33Ben O'nu tanımıyordum. Ama suyla vaftiz etmek için beni gönderen, `Ruh'un kimin üzerine inip durduğunu görürsen, Kutsal Ruh'la vaftiz eden O'dur' dedi. 34Ben de gördüm ve `Tanrı'nın Oğlu budur' diye tanıklık ettim.»

İsa'nın ilk öğrencileri

35Ertesi gün Yahya yine öğrencilerinden ikisiyle birlikteydi. 36Oradan geçmekte olan İsa'ya bakarak, «İşte Tanrı Kuzusu!» dedi.
37İki öğrenci onun söylediklerini işitince İsa'nın ardından gittiler. 38İsa arkasına dönüp ardından geldiklerini görünce onlara, «Ne arıyorsunuz?» diye sordu.
Onlar da, «Nerede oturuyorsun, Rabbî?» dediler. `Rabbî', öğretmenim anlamına gelir.
39İsa, «Gelin, görün» dedi.
Gidip O'nun nerede oturduğunu gördüler ve o gün O'nunla kaldılar. Saat dört sularıydı[e]. 40Yahya'yı işitip İsa'nın ardından giden iki kişiden biri Simun Petrus'un kardeşi Andreya'ydı. 41Andreya önce kendi kardeşi Simun'u bularak ona, «Biz Mesih'i bulduk» dedi. `Mesih', meshedilmiş anlamına gelir.
42Andreya kardeşini İsa'ya götürdü. İsa ona baktı, «Sen Yuhanna'nın oğlu Simun'sun. Kefas diye çağrılacaksın» dedi. `Kefas', Kaya[f] anlamına gelir.
43Ertesi gün İsa, Celile'ye gitmeye karar verdi. Filipus'u bulup ona, «Ardımdan gel» dedi.
44Filipus da Andreya ile Petrus'un kenti olan Beytsayda'dandı. 45Filipus, Natanyel'i bularak ona, «Musa'nın Kutsal Yasa'da hakkında yazdığı, peygamberlerin de sözünü ettiği kişiyi, Yusuf'un oğlu Nasıralı İsa'yı bulduk» dedi.
46Natanyel Filipus'a, «Nasıra'dan iyi bir şey çıkabilir mi?» diye sordu.
Filipus, «Gel de gör» dedi.
47İsa, Natanyel'in kendisine doğru geldiğini görünce onun için, «İşte, içinde hile olmayan gerçek bir İsrailli!» dedi.
48Natanyel, «Beni nereden tanıyorsun?» diye sordu.
İsa, «Filipus çağırmadan önce seni incir ağacının altında gördüm» cevabını verdi.
49Natanyel, «Rabbî, sen Tanrı'nın Oğlusun, sen İsrail'in Kralısın!» dedi.
50İsa ona dedi ki, «Seni incir ağacının altında gördüğümü söylediğim için mi inanıyorsun? Bunlardan daha büyük şeylergöreceksin.» 51Sonra da, «Size doğrusunu söyleyeyim, göğün açıldığını, Tanrı'nın meleklerinin İnsanoğlu üzerinde yükselip indiklerini göreceksiniz» dedi.





Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://islamadogru.yetkinforum.com
Admin
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 1335
Kayıt tarihi : 10/01/10
Yaş : 51

MesajKonu: Geri: Yeni Antlaşma   C.tesi Ara. 12, 2015 12:55 am

Yuhanna

2. Bölüm

İsa'nın ilk mucizesi

Üçüncü gün Celile'nin Kana köyünde bir düğün vardı. İsa'nın annesi oradaydı. 2İsa ve öğrencileri de düğüne çağrılmışlardı. 3Şarap tükenince İsa'nın annesi O'na, «Şarapları kalmadı» dedi.
4İsa, «Anne[g], benden ne istiyorsun? Benim saatim daha gelmedi» dedi.
5Annesi hizmet edenlere, «Size ne derse onu yapın» dedi.
6Yahudilerin geleneksel temizliği için oraya konmuş, her biri seksenle yüz yirmi litre[ğ] alan altı taş küp vardı. 7İsa hizmet edenlere, «Küpleri suyla doldurun» dedi. Küpleri ağızlarına kadar doldurdular. 8Sonra hizmet edenlere, «Şimdi bundan alın, şölen başkanına götürün» dedi.
Onlar da götürdüler. 9-10Şölen başkanı, şaraba dönüşmüş suyu tattı. Bunun nereden geldiğini bilemedi, oysa suyu küpten alan hizmetkârlar biliyorlardı. Şölen başkanı güveyi çağırıp ona dedi ki, «Herkes önce iyi şarabı, çok içildikten sonra da kötüsünü sunar. Ama sen iyi şarabı şimdiye dek saklamışsın.»
11İsa bu ilk mucizesini Celile'nin Kana köyünde yaptı ve yüceliğini gösterdi. Öğrencileri de O'na iman ettiler.

İsa satıcıları tapınaktan kovuyor

(Mat.21:12-13; Mar.11:15-17; Luk.19:45-46)

12Bundan sonra İsa, annesi, kardeşleri ve öğrencileri Kefernahum'a gidip orada birkaç gün kaldılar.
13Yahudilerin Fısıh bayramı yakındı. İsa da Kudüs'e gitti. 14Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanlarla orada oturmuş para bozanları gördü. 15İpten bir kamçı yaparak hepsini, koyunlar ve sığırlarla birlikte tapınaktan kovdu, para bozanların paralarını döktü ve masalarını devirdi. 16Güvercin satanlara, «Bunları buradan kaldırın, Babamın evini pazar yerine çevirmeyin!» dedi.
17Öğrencileri, «Senin evin için gösterdiğim gayret beni yiyip bitirecek» diye yazılmış olan sözü hatırladılar.
18Yahudiler İsa'ya, «Bunları yaptığına göre, bize nasıl bir mucize göstereceksin?» diye sordular.
19İsa şu cevabı verdi: «Bu tapınağı yıkın, üç günde onu yeniden kuracağım.»
20Yahudiler, «Bu tapınak kırk altı yılda yapıldı, sen onu üç günde mi kuracaksın?» dediler.
21Ama İsa'nın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi. 22İsa ölümden dirilince öğrencileri bu sözü söylediğini hatırladılar, Kutsal Yazı'ya ve İsa'nın söylediği bu söze iman ettiler.
23Fısıh bayramında İsa'nın Kudüs'te bulunduğu sırada yaptığı mucizeleri gören birçokları O'nun adına iman ettiler. 24Ama İsa bütün insanların yüreğini bildiği için onlara güvenmiyordu.25İnsan hakkında kimsenin O'na bir şey söylemesine gerek yoktu. Çünkü kendisi insanın içinden geçenleri biliyordu.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://islamadogru.yetkinforum.com
Admin
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 1335
Kayıt tarihi : 10/01/10
Yaş : 51

MesajKonu: Geri: Yeni Antlaşma   C.tesi Ara. 12, 2015 12:55 am

Yuhanna

3. Bölüm

İsa ile Nikodim

1-2Yahudilerin Nikodim adlı bir önderi vardı. Ferisilerden olan bu adam bir gece İsa'ya gelerek, «Rabbî, senin Tanrı'dan gelmiş bir öğretmen olduğunu biliyoruz. Çünkü Tanrı kendisiyle birlikte olmadıkça hiç kimse senin yaptığın bu mucizeleri yapamaz» dedi.
3İsa ona şu karşılığı verdi: «Sana doğrusunu söyleyeyim, bir kimse yeniden[h] doğmadıkça Tanrı'nın Egemenliğini göremez.»
4Nikodim, «Yaşlanmış bir adam nasıl doğabilir? Annesinin rahmine ikinci kez girip doğabilir mi?» diye sordu.
5İsa şöyle cevap verdi: «Sana doğrusunu söyleyeyim, bir kimse sudan ve Ruh'tan doğmadıkça Tanrı'nın Egemenliğine giremez. 6Bedenden doğan bedendir, Ruh'tan doğan ruhtur. 7Sana, `Yeniden doğmalısınız' dediğime şaşma. 8Yel dilediği yerde eser; sesini işitirsin, ama nereden gelip nereye gittiğini bilemezsin. Ruh'tan doğan her adam da böyledir.»
9Nikodim İsa'ya, «Bunlar nasıl olabilir?» diye sordu.
10İsa ona şöyle cevap verdi: «Sen İsrail'in öğretmeni olduğun halde bunları anlamıyor musun? 11Sana doğrusunu söyleyeyim, biz bildiğimizi söylüyoruz, gördüğümüze tanıklık ediyoruz. Sizler ise bizim tanıklığımızı kabul etmiyorsunuz. 12Sizlere yeryüzüyle ilgili şeyleri söylediğim zaman inanmazsanız, gökle ilgili şeyleri söylediğimde nasıl inanacaksınız? 13Gökten inmiş olan[ı] İnsanoğlu'ndan başka hiç kimse göğe çıkmamıştır. 14Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlu'nun da öylece yukarı kaldırılması gerekir. 15Öyle ki, O'na iman eden herkes sonsuz yaşama kavuşsun.
16«Çünkü Tanrı dünyayı o kadar çok sevdi ki, biricik Oğlunu verdi. Öyle ki, O'na iman edenlerin hiçbiri mahvolmasın, ama hepsi sonsuz yaşama kavuşsun. 17Tanrı, Oğlunu dünyayı yargılamak için dünyaya göndermedi, dünya O'nun aracılığıyla kurtulsun diye gönderdi. 18O'na iman eden yargılanmaz, iman etmeyen ise zaten yargılanmıştır. Çünkü Tanrı'nın biricik Oğlunun adına iman etmemiştir. 19Yargı da şudur: dünyaya ışık geldi, ama insanlar ışığın yerine karanlığı sevdiler. Çünkü yaptıkları işler kötüydü. 20Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve işleri açığa çıkmasın diye ışığa gelmez. 21Ama gerçeği uygulayan kişi, yaptıklarını Tanrı'ya dayanarak yaptığı belli olsun diye ışığa gelir.»

Yahya'nın tanıklığı

22Bundan sonra İsa'yla öğrencileri Yahudiye diyarına gittiler. İsa onlarla birlikte orada bir süre kalarak vaftiz etti. 23Yahya da Salim yakınındaki Aynon'da vaftiz ediyordu. Çünkü orada bol su vardı. İnsanlar gelip vaftiz oluyorlardı. 24Yahya henüz hapse atılmamıştı. 25O sıralarda Yahya'nın öğrencileriyle bir Yahudi arasında temizlenme konusunda bir tartışma çıktı. 26ÖğrencileriYahya'ya gelerek, «Rabbî» dediler, «Şeria nehrinin ötesinde birlikte olduğun ve kendisi için tanıklık ettiğin adam var ya, işte o adam vaftiz ediyor, herkes de O'na gidiyor.»
27Yahya şöyle cevap verdi: «İnsan, kendisine gökten verilmedikçe hiçbir şey alamaz. 28`Ben Mesih değilim, ama O'nun öncüsü olarak gönderildim' dediğime siz kendiniz tanıksınız. 29Gelin kiminse, güvey odur. Ama güveyin yanında duran ve onu dinleyen dostu onun sesini işitince çok sevinir. İşte benim sevincim böylece tamamlandı. 30O büyümeli, bense küçülmeliyim.»
31Yukarıdan gelen, herkesten üstündür. Dünyadan olan dünyaya aittir ve dünyadan söz eder. Gökten gelen ise, herkesten üstündür. 32Ne görmüş ne işitmişse ona tanıklık eder, ama tanıklığını kimse kabul etmez. 33O'nun tanıklığını kabul eden, Tanrı'nın gerçek olduğuna mührünü basmıştır. 34Tanrı'nın gönderdiği kişi Tanrı'nın sözlerini söyler. Çünkü Tanrı, Ruh'u ölçüyle vermez. 35Baba Oğul'u sever ve her şeyi O'na emanet etmiştir. 36Oğul'a iman edenin sonsuz yaşamı vardır. Ama Oğul'un sözünü dinlemeyen yaşamı görmeyecektir. Tanrı'nın gazabı böylesinin üzerinde kalır.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://islamadogru.yetkinforum.com
 
Yeni Antlaşma
Sayfa başına dön 
3 sayfadaki 12 sayfasıSayfaya git : Önceki  1, 2, 3, 4 ... 10, 11, 12  Sonraki
 Similar topics
-
» YENİ 9.SINIF FİZİK PROĞRAMI DEVREDE
» YÖK'ten Katsayıya Karşı Yeni Formül
» Magic PoP Card(yeni kumar sistemi)

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
(¯`'·.İSLAMA DOGRU¸.·'´¯)¸ :: KUTSAL KİTAP-
Buraya geçin: